Haber Detayı
13 Temmuz 2016 - Çarşamba 09:21
 
Bakanlığa bildirmem gerektiğini bilmiyordum
DİĞER Haberi
Bakanlığa bildirmem gerektiğini bilmiyordum

“Anneler kayıt istemiyordu””… Mahkemeye emare yapılan Dr. Karagözlü’nün gönüllü ifadesinden: Mesleğimin ilk yıllarından beridir kürtaj yapıyorum. Annenin sağlığını tehdit ettiği hallerde ya da bebekte bir sakatlık ya da anomali olması halinde 10 hafta üstü hamilelere kürtaj yapıyorum. Benim hastalarım Türkiye’den geliyordu. Bu anneler kayıtlarda isimlerinin geçmesini, kürtaj olduklarının bildirim yapılmasını istemiyordu. Ancak bunun yasak olup Sağlık Bakanlığı’na bildirilmesinin mecburi olduğunu bilmiyordum.A d a H o s pit al’d a b a zı h a milelikle rin y a s a dışı ola r a k s o nla n dırılm a sıyla ilgili Gir n e K a z a M a h k e m e si’n d e g ö r ü ş üle n ilk t a h kik a t d a v a sının d ü n k ü c els e sin e, h a s t a n e nin b a ş h e kimi olan ve kürtajları yapmakla suçlanan Dr. Fahri Karagözlü’nün, polise verdiği gönüllü ifadesindeki sözleri damga vurdu. Olayın patlak verdiği ilk andan beri, hastanede kürtaj olan annelerin isimlerini içeren kayıtların bulunamamasını, Dr. Fahri Karagözlü, mahkemeye emare yapılan gönüllü ifadesinde “Mesleğimin ilk yıllarından beridir kürtaj yapıyorum. Annenin sağlığını tehdit e t tiği hallerde ya da bebekte bir sakatlık ya da anomali olması halinde 10 hafta üstü hamilelere kürtaj yapıyorum. Benim hastalarım Türkiye’den geliyordu. Bu anneler kayıtlarda isimlerinin geçmesini, kürtaj olduklarının bildirim yapılmasını istemiyordu. Ancak bunun yasak olup Sağlık Bakanlığı’na bildirmesinin mecburi olduğunu bilmiyordum. Fetüsleri atık sepetinde kediler parçaladığı için birkaç kez Aziz’e gömmesini söyledim” sözleriyle açıklıyor. Dünkü celsede ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan gelen 34 haftalık bebeğin otopsi raporu, sanıklar Mehmetali Tunçbilek, Verda Tunçbilek, Rasiha Serdaroğlu’nun ifadeleri ve sanıklara ait telefon kayıtlarındaki bazı mesajların okunması öne çıkan detaylar arasındaydı. Kıdemli Yargıç Banu Soyer’in huzurunda görüşülen ilk tahkikat duruşmasında, İddia Makamı Başsavcılık adına Kıdemli Savcı Erdinç Akyener hazır bulunurken, Mehmet Ali Tunçbilek’i Avukat Serhan Çınar, Verda Tunçbilek’i, Avukat Mustafa Şener, Ayşegül İşbilen ile Taner Okburan’ı Avukat Ali Hidayet, Fahri Karagözlü’yü Avukat Güneş Menteş ve Rasiha Serdaroğlu’nu Avukat Tahir Seroydaş ve Avukat Ömer Başay temsil etti. Meselenin tahkikat memuru polis çavuşu Namık Kemal Baz, önceki gün başladığı şahadetine dün de devam etti. Baz, meseleyle ilgili olarak dün sanıklar hakkında davaların dosyalanmasına kadar geçen süreçte yürütülen tahkikat hakkında ayrıntılı bilgi verdi. Otopsi raporu okundu Namık Kemal Baz, 13 Mayıs 2016 tarihinde, daha önceden Türkiye’ye gönderilen 7 fetüsten, 34 haftalık olanla ilgili otopsi raporunun eline ulaştığını söyledi. Rapor, emare olarak kaydedilmesinin ardından, Baz tarafından okundu. Raporu okuyan Baz, 34 haftalık bebeğin, bir kız çocuğu olduğunu, 43 santimetre boyunda ve 2 bin 90 gram ağırlığında olduğunun belirlendiğini söyledi. Baz, raporda ayrıca, bebeğin incelemesinde iskelet sisteminin sağlam olduğunu, anomali bir durum saptanmadığını, çocuğun vücudunda anestezi ilacı olan “protofol” ve yüksek derecede potasyum bulunduğunu, ancak çocuk düşürücü her hangi bir ilacın tespit edilmediğini söyledi. Sanıklara ait ifadeler okundu Tahkikat sorumlusu Namık Kemal Baz dünkü celsede ayrıca sanıklara ait gönüllü ifadeleri de okudu. Sanık Mehmet Ali Tunçbilek gönüllü ifadesinde şunları söyledi; “2015 yılı şubat ayında, Almanya’dan gelen O.A. hastanede işe başladı. Fahri Karagözlü’yle yıllar önce aynı okuldaydılar. Ama birbirlerini sevmezlerdi. Fahri, ilk bana ‘o gelirse ben giderim’ dedi. Ben ve eşim Verda Tunçbilek kendisine ‘O.A. benim ve eşimin tüp bebek operasyonlarına girecek’ diyerek Fahri’yi ikna ettik. O.A.’yı Sağlık Bakanlığı’na kaydettik. Hastanenin anestezi doktoru 2 tane olmuştu. Fahri’nin operasyonlarına Rasiha Serdaroğlu ve diğer başka bir kadın anestezi uzmanı doktor girerdi. 2015 yılı Aralık ayı sonunda O.A. yanıma geldi. Fahri Karagözlü’nün doğumla ilgili yanlış işler yaptığını söyledi. Bana ‘Fahri kasaplık yapıyor’ dedi. Ben de Fahri’yi çağırıp sordum, uyardım. Daha sonra şikayet gelmedi ben de olayın takipçisi olmadım. Keşke bunlar olmadan öğrenseydim. Polise ve Sağlık Bakanlığı’na bildirip işine son verirdim. Eşim Verda Tunçbilek yasal sınırdaki kalp atışı duran bebeklere kürtaj yaptı.” Sanık Verda Tunçbilek ise gönüllü ifadesinde “tüp bebek ve doğumlara giriyorum. Fahri Karagözlü hastanenin başhekimidir. 3 bin 500 TL maaş veriyoruz. Bunun dışında kendi hastaları var. Bize ameliyathane kullanım parası verir bin TL. Fahri bey, anestezi uzmanını hastadan aldığı parayla öder. Dışarıdan gelip ameliyathanemizi kullananlar da var. Benim randevularımı hemşireler düzenler ve hepsi kayıtlı. Fahri Karagözlü’nün randevularını kim düzenler bilmiyorum” diyor. Rasiha Serdaroğlu’nun ifadesinde kısaca şunlar yer aldı: “2015 Aralık ayı içerisinde beni Girne Akçiçek Hastanesi Başhekimi aradı ve Fahri Karagözlü’nün kendisine, anestezi doktorlarının kullandığı ‘kas gevşetici’ ilacın olup olmadığını sorduğunu söyledi. Başka bir doktor da olmadığını söyledi. Bende başka bir özel hastanede olduğumu, 10 dakika sonra Ada Hastanesi’ne gidebileceğimi söyledim. Ben gittim ama arabadan inmedim, beni bir hemşire kapıda beklerdi. Hemşireye ilacı verdim ve ayrıldım. Bu kas gevşetici ilaç hızlı etki gösterir, tok karınlı hastalara verilir. Çok hızlı felç ettiği için tüp daha hızlı takılır. Ben ilacı verirken acil sezaryen olduğunu düşündüm. Bu ilaç oksijen verilmeden ve aspiratör takılmazsa felç eder. Ayşegül İşbilen beni aradı Fahri Bey’in ameliyatı yapmadığını, hastanın vazgeçtiğini söyledi.” Karagözlü’nün ifadesi dikkat çekti Tahkikat sorumlusu Baz’ın sanıklarla ilgili okuduğu gönüllü ifadeler arasında Sanık Dr. Fahri Karagözlü’ye ait olan ifade dikkat çekti. Karagözlü gönüllü ifadesinde, meslek hayatına başladığı günden beri kürtaj yaptığını, kendisinin yasal sınır olan 10 haftanın üstündeki hamileliklerde de, anne sağlığının tehdit altında olduğu ya da bebekte bir sakatlık ya da anomali olması halinde kürtaj yaptığını söylüyor. İfade de ayrıca şu beyanlar yer aldı: “Benim hastalarım Türkiye’den geliyordu. Bu anneler kayıtlarda isimlerinin geçmesini, kürtaj olduklarının bildirim yapılmasını istemiyordu. Ancak bunun yasak olup Sağlık Bakanlığı’na bildirmesinin mecburi olduğunu bilmiyordum. Fetüsleri hemşireler ameliyathaneden alıyordu, tıbbi atık sepetine atıyordu. Ancak tıbbi atık sepetlerine kediler girdiği için birkaç kez Aziz’e fetüsleri gömmesini söyledim. Kürtaj yaptırmaya gelenler Türkiye’den geliyor, tanımıyorum. Mehmetali Tunçbilek ve Verda Tunçbilek’in de hastalardan haberi yok.” Baz, bazı telefon mesajlarını okudu Tahkikat sorumlusu Baz mahkemede ayrıca, Dr. Fahri Karagözlü’nün telefonunda tespit edilen, 23 haftalık hamileliğini sonlandırmak isteyen Türkiye’den bir kadınla mesajlaşmalarını ve Verda Tunçbilek’in ileri evre hamilelik sonlandırma talebinde bulunan bir kişiye hastanede bu yönde müdahale yapılmadığı, hastanede görevli uzmanın bu tür işlemleri hastane dışında yaptığına ilişkin mesajını da okudu. Baz, son olarak tahkikatıyla ilgili topladığı bazı delilleri de mahkemeye emare yaparak şahadetini tamamladı. Baz’ın şahadetini bitirmesinin ardından dava kaldığı yerden devam edilmek üzere bugün saat 11.30’a tehir edildi.
Kaynak: Editör:
Etiketler: Bakanlığa, bildirmem, gerektiğini, bilmiyordum,
Yorumlar
Haber Yazılımı