Haber Detayı
13 Temmuz 2016 - Çarşamba 13:36
 
BU SORULARIN CEVABINI KİM VERECEK ?
DİĞER Haberi
BU SORULARIN CEVABINI KİM VERECEK ?

Yüksek öğretim sektörünün içinde olan bazı yönetici ve öğretim üyeleri ile hukukçulara göre 30 yıl önce Kıbrıs’ta GAÜ tarafından temelleri atılan yükseköğretim sektörü, seçilmişlerin beceriksizliği, çıkar gruplarının rant çabaları ve neme-lazımcılığı nedeniyle karanlık bir yöne doğru yol almaya başladı. Zaman zaman basında da gündeme gelen, hukuk çevrelerinde de tartışmalara neden olan bu haksızlıkların ˮKıbrıs Türkü’nün bindiği dalı, kesmek anlamı taşıdığı belirtiliyor. Cumhurbaşkanı seyirci kaldı Konuyla ilgili olarak konuşan akademisyen ve yöneticiler, yaptıkları yorumlarda bu kötü gidişe Cumhurbaşkanı, hükümet, bakanlar ve  devlet kurumlarının da alet edildiğini düşünüyorlar. ˮOlayların bu noktaya gelmesi konusunda kılını bile kıpırdatmayan devlet kurumları ve siyasi kadrolardırˮ diye konuşan ilgililer, Türkiye Yüksek Öğretim Kuruluʹnun da (YÖK) bu amaçlara alet edildiğini ileri sürüyorlar.   YÖDAK işgal altında YÖDAKʹın malum çevreler tarafından işgal edilmek suretiyle hedeflere ulaşmak ve kişisel menfaatler için kullanıldığına işaret eden yöneticiler ˮBir süredir bazı üniversitelerin yeni bölüm açmak için yaptığı başvurular dikkate bile alınmazken, Yüksek İdare Mahkemesi (YİM) tarafından yasaklanan sözde üniversiteye YÖDAK by-pass edilmek suretiyle YÖK’ten bölüm açma izni çıkarılabiliyorˮ diyerek şunların altını çiziyorlar: ˮDünyanın en saygın kurumları olarak gösterilen Üniversiteler, KKTC’de siyasi rant ve kişisel menfaatler uğruna adeta bir “Bakkal Dükkanı” gibi idare edilmek isteniyor, her türlü kayırma, yolsuzluk, hukuksuzluk ayan-beyan ve fütursuzca sergileniyorˮ   Çıkar grupları sahnede Konuyla ilgili olarak görüştüğümüz ilgili ve yetkili kişiler, yaşananları şöyle açıklıyor: ˮÇıkar gruplarının menfaat çemberinde faaliyet gösteren YÖDAK, halen kuruma açılan hukuk davası nedeniyle Yönetim Kurulu’nu toplayıp karar alamıyor.  Bir yandan da YÖDAK’ın kurumun yönetim kurulu üyelerine açtığı bir dava bulunuyor. YDÜ Kurucu Rektörü Suat Günsel’in YÖDAK’a bizzat giderek üyeleri korkutmak amaçlı dava açtığı da biliniyor. Hatta Günsel’in üyeleri tehdit ettiği ve “Onay verirseniz davaları geri çekerim” dediği ifade ediliyor. Nitekim YÖDAK Yönetim Kurulu Üyesi Prof.Dr. Mehmet Hasgüler’in bu konuda yaptığı basın açıklamasında detaylar geniş bir şekilde anlatılıyor. Hal böyle iken ve Türkiye ile KKTC arasında imzalanan protokole rağmen, YÖDAK onayı olmayan yeni bölüm izinleri YÖK tarafından verilmek suretiyle mevcut yasalar ve yasal mevzuat alenen çiğnenebiliyor.   Yanıtlanması gereken sorular Yükseköğretim kurumlarında görev alan yönetici ve akademisyenler, yanıtlanması gereken sorluar bulunduğunu belirterek şöyle diyorlar:             1.         YİM kararı ile yasaklanan bir sözde üniversiteye Tıp Fakültesi ve Hukuk Fakültesi açma izinleri hangi karanlık güçlerin marifetiyle yerine getirilebiliyor?             2.         Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) yıllar öncesinden Tıp Fakültesi için başvuru yapmışken, hukuki yönden tartışmalı ve yasadışı olduğu ara emriyle karara bağlanan sözde üniversiteye nasıl oluyor da hemen Milli Eğitim Bakanlığı’ndan full fakülte kurulumu için onay veriliyor?             3.         GAÜ Tıp Fakültesi için çok önceden yapılmış müracaatlara rağmen Eğitim Bakanlığı bu başvuruyu neden görmezden gelerek başvuruyu “şartlı onay”a bağlayıp “2 yıl Kıbrısʹta 4 yıl Türkiye’de Bilim Üniversitesi’nde olacak” şekilde şartlı ön onay veriyor?             4.         Bakanlık sözde üniversiteye full fakülte kurulumu için onay verilirken, YÖDAK iznine bakılmaksızın YÖK’ten nosalı oluyor da onay veriliyor?             5.         Bütün bu gelişmeler üzerine itirazda bulanan GAÜ’ye neden sadece “ön onay” verilmekle yetiniliyor?             6.         YÖDAK Yönetim Kurulu kararı olmadığı halde YÖDAK Başkanı Gökçekuş sanki Genel Kurul’da onaylanmış, şartlar yerine getirilmiş gibi yasadışı ve geçerliliği olmayan düzmece belgeyi YÖK’e göndererek nasıl onaylatabiliyor?             7.         Türkiye Sivil Havacılık Kurumu’nun hiç bir gerekçesini ve YÖK şartlarını yerine getirmeden ilgili sözde üniversiteye nasıl onay alabiliyorlar?   YÖK yanıltılıyor mu? YÖKʹün de bu konuların içine çekildiğini belirten bazı yönetici ve akademisyenler ˮYÖK yanıltılıyor mu, YÖK bilerek mi yanılıyor,  Kanla yazılan havacılık tarihi görmezden gelinerek Pilotaj eğitimi çocuk oyuncağı olarak mı görülüyor,  YÖK’ün verdiği kontenjandan öğrenim görecek gençler hangi yetkiyle uçacaklar?ˮ gibi sorulara yanıt beklendiği ifade ederek ˮÖrneğin GAÜ hakkında olumsuzluklarla dolu düzmece raporlar hazırlayarak YÖK’e sunan çıkar zihniyetinin kollanmasının nedeni nedir?ˮ diyerek yanıtsız kalan bir çok soru bulunduğuna işaret ediyorlar.   Uygulamaya konulan senaryo GAÜʹʹye yapılan haksızlıklar konusunda görüşlerini açıklayan bir yetkili ise ˮBirileri önceden bir senaryo yazmış gibi.. Yazılan senaryolar, senaryoyu sahneleyen aktörler ve ülkede çıkar çevrelerinin nerelerden güç aldığı soruları akıllarda dolaşıp duruyor. Kıbrıs Türk Halkı’nın geleceğini ipotek alan bu yanlışlıklar silsilesi bu kadarla da bitmiyor. YÖK, GAÜ’nün Girne’de inşa ettiği hastane için “Muazzam bir hastane kuruyorsunuz bu nedenle tüm programı Kıbrısʹta oluşturun” demesine ve “GAÜ Rektörlüğü’nün tüm süreci tamamlasına” rağmen bu ani değişikliğin ardında kim veya kimler yatıyor? Bu ikili yaklaşım nedir, bu sözde üniversitenin ayrıcalığı nedir?  Bilmediğimiz, halktan saklanan neler var?ˮ diyerek konunun kontrolden iyice çıktığına vurgu yapıyor
Kaynak: Editör:
Etiketler: BU, SORULARIN, CEVABINI, KİM, VERECEK, ?,
Yorumlar
Haber Yazılımı