Haber Detayı
13 Ocak 2020 - Pazartesi 14:13
 
EN ÖNEMLİ SORUN İSTİKRARSIZLIK
CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, Hakikat Web TV’de Ümit Bahşi’nin hazırlayıp sunduğu “Ses Ver Ülkem”e konuk olarak “Ülkede sorunlar birikiyor. Bu sorunların neden çözülemediğine bakmak lazım. Mesela en önemli yapısal sorun siyasi istikrarı sağlayamıyor oluşumuz. Mesela biz 15 ay görevde kaldık fakat 3. aydan itibaren bu hükümet düşecek şeklinde algılarla karşı karşıya kaldık. Dolayısıyla uzun ömürlü projelere imza atamıyorsunuz” dedi.
- Haberi
EN ÖNEMLİ SORUN İSTİKRARSIZLIK

“Diğer yapısal problem işin maddi tarafı. Kendi kaynağımızı üretemiyoruz. T.C ile imzalanan protokoller aracılığı ile bu kaynak geliyordu. Fakat son 2 senede Türkiye’den çok sınırlı sayıda kaynak geliyor. Altyapı ve reel sektör için Türkiye’den gelen kaynaktan kullandığımız para 9 milyon 400 bin TL ile sınırlı kaldı. Bu da gösteriyor ki Türkiye’den gelen kaynak akışında bir sıkıntı ile karşı karşıyayız. Bunun çözümü kendi kaynaklarımızdan yatırım yapacak parayı bulmamız lazım. Bugüne kadar ne yaptıysak aynı şekilde bu işin sürdürlemeyeceği çok açık. Dolayısıyla Türkiye’den para gelmez ise yatırım yapamayız düşüncesinden kurtulmamız gerekiyor” diye konuşan Erhürman şunları kaydetti:

 

5 seneye ihtiyacımız var

“Cumhurbaşkanlığının 5 yıllık istikrarlı bir görev süresi var. Bizim bu 5 seneye ihtiyacımız var. Hangi hükümet gelirse gelsin istikrarlı olmuyor. Kaç milletvekilinden oluştuğu değil hükümetin meselesi kaç ay görev yaptığıdır. 3 ay atamalarla uğraşıyorsunuz, 3 ay hükümetin düşmesiyle uğraşıyorsunuz. Dolayısıyla Cumhurbaşkanı hükümet ile ortak çalışarak yürütme organının aktif bir unsuru olarak bu ülkedeki orta ve uzun vadeli işlerin bitmesi için önemli rol oynamalı. Aksi takdirde bu işin içinde bir çıkış göremiyorum”

 

Cumhurbaşkanı bağımsız olmalı

“Cumhurbaşkanlığında belli bir gelenek oluştu. Kıbrıs sorununda müzakereci olmaktır cumhurbaşkanının görevi gibi anayasa ile bağdaşmayan bir yasa oluştu. Bundan sonra bu göreve gelecek olan kişi şunları bilmesi gerekiyor. Cumhurbaşkanı bağımsız olmak zorundadır. Bütün partilere eşit mesafede durmalı ve hepsi ile beraber çalışmalıdır. Sadece partiler ile de değil sendikalar ve sivil toplum örgütlerinin de katılımı ile toplumsal seferberlik ilan edecek bir konumda olmalıdır. Kısa vadede sistem değişikliğini konuşarak geçireceğimize Cumhurbaşkanlığının 5 yıllık süresini yürütmenin başı olarak kulanmamız gerekir”

 

Örtülü ödenek denetlenmeli

“Örtülü ödenek diye bir şey vardır gerekçesi ile Sayıştay’ın denetiminin dışında tutulması bence kabul edilebilir değil. Cumhurbaşkanlığının örtülü ödeneğini güvenlik maksatlı kulanılması gereken 300-400 bin TL dışında geri kalan paranın nereye harcandığının bilinmemesi bence kabul edilemez. Örneğin ben Başbakan iken 500 bin TL ödenek vardı. Biz bu parayı harcarken belli kriterler getirdik. Engellilere 2.500, çalışmıyorsa 1500 TL gibi kıstaslar getirdik. Bu harcamaların makbuzları ve faturaları başbakanlıktadır ve bu yaptığımız iş Sayıştay’ın denetiminde. Devleti yöneten insanlar olarak belirlenen kriterle uymanız gerekiyor. Başbakan’ın hane halkı Sayıştay’ın denetimine açıkken neden Cumhurbaşkanı’nın hane halkı sayıştaya açık değil. Güvenlik için para haricinde harcanan para Sayıştay’ın denetimine açılması gerekir”

 

Müzakereler ucu açık olmamalı

“Müzakerelere tekrar başlanacak ise ucu açık olmamalı ve geçmiş mutabakatlar mutlaka korunmalı. Onlarca yıl daha sürecek bir müzakereler sistematiğinin içine Kıbrıs Türk Halkı’nın hapsolmaması gerekiyor. Eğer masaya oturucaksak olayı çözmemiz lazım. Çözemezsek Kıbrıs Türk Halkı’nı uluslararası toplumun parçası yapabilecek ve adım adım çözüme gidecek hamleleri yapmalıyız. Hükümet programında olduğu gibi AB çatısı altında 2 ayrı devleti görüşmeye başlarsak 40-50 yıl süreceğini herkesin görmesi lazım. Benim derdim bir an önce halkımı öngörülebilir koşullara kavuşturmak. Çözüm irademizi ortaya koyup yine sonuca ulaşamazsak halkımızı adım adım çözüme kavuşturmak için tüm dünyaya anlatmamız gerekiyor. Bunu yapmak için proaktif bir çalışma yapamız gerekiyor. Bizim kendimizi sürekli gündem yapmamız gerekiyor”

 

Proaktif  politika

“Türkiye ile birlikte bunu gündem yapmanız gerekiyor. Doğrudan Ticaret, direk uçuş sorunu, sporcularımızın uluslarası müsabakalarda mücadele edebilmesi gibi konuları gerekli girişimleri yapmamız lazım. Uzun süredir 3 ayaklı bir vizyondan bahsediyorum ve bunların eş zamanlı yapılması gerektiğini söylüyorum. Cumhurbaşkanı’nın sadece kendini müzakereci sıfatı ile kısıtlandırmaması lazım. Birinci ayak Kıbrıs sorunun kapsamlı çözüme ulaşması, eş zamanlı bir şekilde 2. Ayak direk uçuşlar, Maraş gibi konularda proaktif bir politika, yine eş zamanlı olarak 3. Ayakta iç siyasette yürütmenin içerisinde çok daha aktif olacağız. Bu üçünün eş zamanlı olarak gerçekleşmesi için çalışacak bir Cumhurbaşkanına ihtiyacımız var”

Kaynak: Editör:
Etiketler: EN, ÖNEMLİ, SORUN, İSTİKRARSIZLIK,
Yorumlar
Haber Yazılımı