Haber Detayı
09 Mayıs 2016 - Pazartesi 15:27
 
Ülkemizde Felç ilk üçte
DİĞER Haberi
Ülkemizde Felç ilk üçte

L efkoşa Devlet Hastanesi Nöroloji Servisi Klinik Şefi Dr. Sıla Usar İncirli, ülkemizde ölüme sebebiyet veren hastalıklar içinde kanser ve kalp damar hastalıklarından sonra inmelerin geldiğini belirterek, risk faktörlerini azaltmak için yapılması gerekenleri anlattı. Sadece Lefkoşa Devlet Hastanesinde yılda 150-180 arasında tedavisi yürütülen felçli hastalar olduğunu söyleyen İncirli, felçte ilk risk taşıyan kesimin 70’li yaşlar olduğuna dikkat çekti. İncirli, 30 ve 40’lı yaşlarda da felç geçiren hastalar bulunduğuna işaret ederek, beyin damar hastalıklarının görülme sıklığının erkeklerde %53 kadınlarda ise %47 olduğunu anlattı. Lefkoşa Devlet Hastanesi Nöroloji Servisinin yılda 1500’den fazla hastaya hizmet verdiğini söyleyen İncirli, artan hasta sayısına rağmen hemşire ve bina yetersizliklerinin başlıca sorunları arasında bulunduğuna da dikkat çekti. Yıllar itibariyle, beyin damar hastalıklarından ölümlerin azaldığını belirten Lefkoşa Devlet Hastanesi Nöroloji Servisi Klinik Şefi Dr. Sıla Usar İncirli, bunda en büyük etkenin servisin iyi şekilde çalışması ve erken müdahalelerin geldiğini vurguladı   Soru: Nöroloji Servisini biraz anlatır mısınız, nelerle karşılaşıyorsunuz… Usar:  Lefkoşa Devlet Hastanesi’nde bulunan servisimiz ülkenin en büyük Nöroloji Kliniğidir. 24 hasta yatağımız var. Bu hasta yataklarında yıl içerisinde büyük oranda doluluk oranlarıyla hizmetlerimizi sürdürüyoruz.  Bazen hasta yatıracak yatakları bulmakta zorluk çekiyoruz. Servisimiz 1 yılda 1500 hastayı tedavi etmiş. 1500 kişi sadece Lefkoşa Devlet Hastanesi Nöroloji Kliniğine ait. D aha büyük bir servise ihtiyacımız var. Doluluk oranları da bunu söylüyor. 7 yataklı nöroloji yoğun bakım servisimiz de var. Her zaman dolu olarak hizmet vermektedir. Kliniğimizde 7 Nöroloji uzmanı arkadaşımız var. Hepsi de çok genç ve mesleklerinde çok hevesle çalışan, başarılı arkadaşlarımızdır.  Kadromuzu koruyabilirsek şu anda hekim ihtiyacımız bulunmamaktadır. Ama ciddi bir hemşire ihtiyacımız var, ek mesaiye kalmak suretiyle çok yoğun ve yorucu bir iş yükü altındalar. Burada kadrolanma sorunu yaşadık. Çok yakın zamanda birkaç hekimin kadrolarını yapmayı sağladık. Arkadaşlarımız çok büyük özveri ile gelecekten yoksun çalıştılar. En fazla beyin damar hastalıklarını yatırıyoruz. Yani felç dediğimiz inme dediğimiz hastalar acile başvururlar, biz o hastaları dakikalar içinde görür ve tetkiklerini yaparız.   Soru: Damar hastalıklarının oluşma etkenleri nelerdir? Usar: Damarlarda yıpranma sonucu ortaya çıkan tıkanıklıklar ve kanamalar sonucu beyindeki bir bölgenin görev yapamaz duruma gelmesinden kaynaklanır. Bir hastada beyin damarı tıkandığı vakit tıkanan damarın karşı tarafında felç ortaya çıkar. Konuşma merkezinin olduğu sol bölümde olduğu için hasta konuşamaz. Sol tarafın beyin damarı tıkandığında hastanın sağ kol ve bacağı felçli olur ve konuşamaz. Beynin sağ tarafında bir damar tıkandığı vakit hastanın sol kol ve bacağı felç olur. Beyin damar hastalıkları iki çeşit olabilir. Ya damar tıkanıklığı olabilir, bir pıhtı atar kalpten veya boynun damarından beyine çıkan damarlarda bir pıhtı atması sonucu beyinin içindeki damarda bir tıkanıklık meydana çıkar. Damar tıkanıklığı sonucu inme diyoruz buna. Veya bazen kanama dediğimiz tansiyon yükselmesine bağlı bazı damarsal sorunlara bağlı beyinde de kanamalar ortaya çıkabilir. Bu kanamalarla ilgili olarak felçlerin % 86’sı tıkanıklıktır. % 14’ü de kanamadır.   Soru: İstatistikler ne söylüyor? Usar: Bizde Lefkoşa Devlet Hastanesinde yılda 150 ile 180 arasında tedavi edilen felç hastamız var. Bunlar bizim yıllık sayılarımız. Yaptığımız bir çalışmada 5 yıllık 700, 3 yıllık sürede 500 hastaya rastlamışız. Yılda 150-180 civarında hasta felç geçiriyor. Felçler sıklıkla 70’li yaşlarda görülüyor. 70 yaşta bütün literatür de bununla uyumludur. İleri yaşta daha çok görülüyor. Ama çok şaşırtıcıdır ki bizde genç hastalar da vardır. 30’lu 40’lı yaşlarda hastalar da felç geçiren hastalarımız da vardır. Sayıları çok fazla olmamakla birlikte genç hastalarımızda da var. 70 yaş ortalama durumdur. Beyin damar hastalıklarının görülme sıklığı kadınlarda % 47, erkeklerde % 53’dür.   Soru: Genç hastaların sayısının az olmakla beraber görüldüğünü söylediniz. Bu oran nedir? Usar: Genç hastalarda daha çok kalple ilgili sorunlar ortaya çıkar. O yüzden bu hastaları önce ilk yaptığımız geldiklerinde eğer il 3 saatin içerisindeyse ki bu bizim için altın saatlerdir. Bu röportajı okuyan herkesin bir felçle karşı karşıya kalması durumunda çok hızlı bir şekilde hastaneye ulaşmaları gerektiğini öğrenmelerini arzu ediyorum. En önemli mesajım budur, bir felç durumunda ilk 3 saatin içinde mutlaka hastaneye gelinmesi gerekir. Felçte tıkanan damarın yerine göre hastada tıkanıklık çok büyük bir bölümdeyse ani bir bilinç kaybı olabilir, hasta komaya girebilir. Veya tek tarafı tutmayabilir. Dili peltekleşebilir, tek tarafı görmeyebilir, vücudun tek tarafında kol ve bacakta güçsüzlük veya dengesizlik, felcin ilk belirtileri olabilir. Bilinç kaybı veya daha gürültülü tablolarla da hasta gelebilir. Bu bulgular olduğunda hastanın ivedelikle hastaneye ulaştırılması lazım. Biz ilk 3 saatin içerisinde damardan verdiğimiz bazı tedavilerle bu tıkanıklığı açıp, hastanın engelsiz ve özürsüz olarak kurtulmasını sağlayabiliriz. Ölüme sebebiyet veren hastalıklar içinde 3. Sıradadır. Kanser ve kalp damar hastalığından sonra üçüncü de inmelerdir. Ama özürlülüğe sebep olan bir numaralı hastalıktır.   Soru: Dikkat edilmesi gerekenler nedir? Usar: Bu hastalıkta değişebileceğimiz ve değişemeyeceğimiz risk faktörleri var. İleri yaşı değiştiremeyiz. Ama yaş aldıkça inme riski artıyor. Erkeklerde daha sık görülür. Risk faktörlerini değişebiliriz ama…Birincisi hiper tansiyondur. Damarların en büyük düşmanıdır. Kan basıncını mutlaka kabul edebilir düzeylerde tutmak gerekir. İkincisi diyabettir. Diyabete yakalanmamak için yaşam alışkanlıklarını değişmek lazım. Kilo çok riskli, sağlıksız beslenme risktir. Akdeniz diyeti en güzel diyettir. Egzersiz çok önemlidir. Sigaradan ve yağlı gıdalardan uzak durmak gerekiyor. Sigara felçle bire bir ilişkilidir. Kalp hastalıkları, kalp ritim bozuklukları, kalbin doğumdan yapısal bozuklukları da felce risk oluşturur. Genç yaşta 30 yaşından itibaren felç hastaları görüyoruz. Bir kısmının da kalp hastalıkları ile ilgili olduğunu buluyoruz. Migren dahi felce zemin hazırlar. Mutlaka tedavi olunmalı. Nöroloji servisinde bizim en fazla hizmet verdiğimiz hastalar felç hastalarıdır.   Soru: Nöroloji Kliniğinde gördüğünüz ikinci çoklu vakalar nedir? Usar: Epilepsi hastalığını çok görüyoruz. Beyindeki bazı nöronların olması gerekenden farklı şekilde çalışmaları veya çalışmamaları sonucunda ortaya çıkan çoğunlukla da bilinç kaybı ve kasılmayla kendini gösteren geçici nörolojik bir tablodur. Genç insanlarda da epilepsiyi sıklıkla görüyoruz. 300’ün üzerinde MS hastamız var. Genç hastaları etkileyen, 20 ile 40 yaş arasında sıklıkla ortaya çıkan ve çeşitli ataklarla, gelişmelerle seyreden önemli sayıda MS hastamız var. MS daha çok kadınları tutan bir hastalık, ama önemli sayıda erkek hastamız da var. Nörolojinin yelpazemiz çok geniş   Soru: Yılda kaç hasta görüyorsunuz? Usar: Poliklinikte 2015’de ayakta tedavisini yaptığımız 8 binden fazla hasta gördük. 2014 yılında 7 binden fazla hasta gördük. Her yıl bu istatistikler artıyor. Hastanemiz mekân olarak büyümüyor, personelimiz büyümüyor, ama bakılan hasta sayımız her geçen gün artıyor.   Soru: Bu güne kadar beyin damalarına bağlı rahatsızlık nedeniyle kaç kişiyi kaybettik? Usar: Yıllar itibariyle kaybettiğimiz hasta sayımız azalıyor. 2009 ile 2011 yılları arasında 34,  2012-2013 yılında 22, 2014-2015 yılında 18 kişiyi kaybettik. Soru: Teknik alt yapınız nasıl? Usar: Bazı alet ve edevat eksikliklerimiz olmakla birlikte oldukça etkili yöntemler uyguluyoruz. Cihazların sürekli yenilenmesi gerekiyor. Bazı cihazlarımızı yenilememiz gerekiyor. Çok daha yeni cihazlar çıktı, bakanlığa iletiyoruz. Teknolojik olarak da hizmetlerin kalitesini artırmak lazım. nöroloji yoğun bakım servisinde solunum cihazlarının her zaman yenilenmesi ve teknik olarak en iyi halde tutulmaları gerekiyor. Hastalar solunum cihazlarına bağlı oldukları zaman o cihazların çalışması hastayı hayatta tutar veya tutmaz. Fiziki koşullarımız çok yetersizdir. Servisimiz küçüktür, hastalara yeteli değildir. Bu servise her gün yüzlerce insan girip çıkıyor. Bir koridorda bu hizmeti veriyoruz. Hastaların oturup bekleyecekleri çağdaş bir ortam yok. Odalar küçük. Odalar tek kişi için ama zorla iki yatak koyuyoruz, bu doğru olmamasına rağmen. Evrensel çağdaş hastane anlayışına uygun bir servisimiz yok.
Kaynak: Editör:
Etiketler: Ülkemizde, Felç, ilk, üçte,
Yorumlar
Haber Yazılımı