Yazı Detayı
17 Şubat 2020 - Pazartesi 17:12
 
“Bir Ahi Zaman” Oyunu
Hakan Yozcu
kibrishakikat@gmail.com
 
 

Denizli Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları arasında yayınlanan “Bir Ahi Zaman” adlı oyunu okudum.  Oyunu Genç Denizli Yazarlık Atölyesi Öğrencileri olan Abdulkadir Uslu, Kardelen Zümrüt Gümüş, Mine Cinbiş ve Ali Tuluk kaleme almışlar. Bunlardan Ali Tuluk, yıllarca Yarköy’de oturmuş, KKTC’nin çeşitli bölgelerinde polislik yapmış ve bu meslekten emekliye ayrılmış, şair ve yazar bir arkadaşımız.

Oyun, kitap olarak 2019 Ağustos ayında Denizli’de Ege Reklam Basım Sanatları San. Tic. Ltd Şti’nde basılmış. Oyun 5 Sahneden oluşuyor. Kalabalık bir kadroya sahip.
 Konu olarak Ahilik Teşkilatını ele alıyor. Bilindiği gibi Ahilik, 13. yüzyılda Anadolu’da kurulmuş bir esnaf teşkilatıdır. Sözlük anlamı olarak “Eli açık, kardeş, yiğit, delikanlı” gibi manalara gelen “Ahi” kelimesi; aynı zamanda bugün, yüzlerce yıllık bir değerler sistemine karşılık gelir.

Selçuklu Devleti döneminde; Türk kültürü ve İslâm dininin tüm pozitif değerlerini taşıyan bir sentez olarak ortaya çıkmıştır. Esnaf yaşamına belirli kaideler getirerek, insanların maddi ve manevi tüm ihtiyaçlarını gidermeyi, toplumsal düzeni sağlamayı kendine amaç edinmiş bir sistemdir. Bunu gerçekleştirmek için de sanat, ticaret, dayanışma ve yardımlaşmayı yöntem olarak kullanmıştır.
İşte “Bir Ahi Zaman” adlı oyun, bu teşkilatın nasıl kurulduğunu, nasıl çalıştığını, esnafların birbirleri arasında nasıl bir dayanışma içinde olduklarını gösteren bir eser olarak karşımıza çıkıyor.

Ahiliğin geliştiği önemli yerlerden biri de şüphesiz Denizli idi. Denizli’de yaşayan ve orada bu teşkilatı kuran Ahi Evran, Ahiliğin sadece bu bölgede değil, tüm Anadolu’da ve hatta tüm Türk Dünyası içinde yayılması için çalışmış muhterem bir kişidir.
Ahilik, oyunda Ahi Sinan’ın da belirttiği gibi “Yardımlaşma ve topluluk düzenini sağlamayı temel alır.” İktisadi yönden bir olmayı hedefler. Yapılacak işleri belli bir düzene koyar ve bu işler belirli kurallara göre yapılır.

Oyunun ilk bölümlerinde Ahiliğin ne olduğu ortaya konulmuş. Amaçları, yapılacak olanlar ve hedefler verilmiş. 
Oyunun önemli karakterlerinden biri olan Ahi Duman, Ahilik için düşüncelerini arkadaşlarına şöyle aktarır:  “Müslüman Türkler olarak sürekli iletişim halinde olacak bir birlik olacak. Birbirimizden habersiz, dağınık olmayacağız. Yaptığımız işleri bileceğiz, denetleyeceğiz. İşimizi daha iyi, daha güzel yapmaya çalışacağız. Çıraklarımıza sadece zanaatımızı değil, bütün ahlaki ve dini değerlerimizi de öğreteceğiz. Onları, kendimizden daha iyi birer usta olarak yetiştireceğiz.”  

İzleyici veya okuyucu böylece Ahilik ile yavaş yavaş tanışmaya başlıyor. Ahiliğin Türk esnafları arasında bir dayanışma, yardımlaşma teşkilatı olduğunu, doğruluğun, dürüstlüğün, iyiliğin ve en güzel hizmetin amaç olduğu bir anlayış olduğunu görüyor.
Oyunda Ahiliğin ne olduğu, nasıl olması gerektiği ise Denizli’de Ahiliğin kurucusu olarak nitelendirebileceğimiz Ahi Evran’a anlattırılmış.  Ahi Evran, diğer esnaflara bu işin nasıl olacağını, neler yapılması gerektiğini en ince ayrıntılarına kadar anlatır: “Birliğimizi beraberliğimizi tamamlayan bir teşkilata ihtiyaç var. Kaybolmamak için köklenmemiz, büyümemiz gerekli. Ticarette hakim olmalıyız. Ahilik bunları sağlayacak. Pazarda yaşayabilmemiz için sermayelerimizin bir olması gerekli. Hangi dükkâna ne, ne kadar giriyor bilelim, satılacak malları ihtiyaca göre belirleyelim ki israftan da kaçınalım. 

Bizi, biz, denetleyelim, malımızın kalitesini bilelim ki alacak insan da bize güvensin. Bunlarla bir oluruz, biz de büyürüz ve Türk İslam kültürünü yayar, buralarda da kökleniriz. İktisadi olarak da bağımsız hale geliriz. Güçlü ekonomiyle refah gelir ve etrafa söz geçirebilirsin. Bir devletin ekonomisinin güçlü hale gelmesini de esnaflar sağlar. Yanımızda yetiştirdiğimiz çıraklarımızı da bu kültürle yetiştirip büyütmeliyiz ki toplumumuzu onlar daha ileriye taşısın.” 

Ahi Evran, Ahiliği anlatmaya devam eder:  “Alım satım işlerinde birlik, kalitede belirli seviye, kazançta ortaklık bazı temellerimizdir. Ahilik ahlakının dört önemli ilkesi de güçlü ve üstün durumdayken affetmek, öfkeliyken yumuşak davranmak, düşmana iyilik etmek, kendisi muhtaç iken başkasına vermektir. Hem iyi bir esnaf olacağız hem de dinimizin emirleriyle toplumumuzun gelenek ve görenekleriyle yaşayacağız.

Şunlardan birini bile yapan ahilikten çıkarılır: Şarap içmek, zina yapmak, livada yapmak, dedikodu ve iftira etmek, münafıklık etmek, gururlanıp kibirlenmek, sert ve merhametsiz olmak, haset etmek, kıskanmak, kin tutmak, affetmemek, sözünde durmamak, kadınlara şehvetle  bakmak, yalan söylemek, hıyanet etmek, emanete riayet etmemek, insanların ayıbını örtmeyip açığa vurmak, cimrilik etmek, koğuculuk ve gıybet etmek, hırsızlık etmek. Bunlar sizleri hem cehenneme yaklaştırır; hem de aramızdan uzaklaştırır. Kâfirler, çevresinde iyi tanınmayanlar, kötü söz getirebileceği düşünülenler, zina ettiği ispatlananlar, katiller, hayvan öldürenler, hırsızlar, vurguncular aramıza katılamaz. Sonra kötü mal verdiği belirlenen esnaflar da içimizden çıkarılır. Öncelikle aramızda bizleri denetleyecek, sözleri geçecek ve çoğu şeyi takip edecek bir birim oluşturacağız. Bu birimin görevlerinden biri de şikâyet edilen bir esnaf var ise mallarını denetlemektir. Eğer malın değeri düşük ise ve bu esnaf kötü mal satıyor ise pabucu dama atılır ve aramızdan uzaklaştırılır. Bu, dama atılan pabuç, kişinin kötü mal sattığının bir belirtisidir. Pabucu dama atılan usta Ahi Şeyhi tarafından meclisten çıkarılır ve yapayalnız kalır.

Çıraklara zanaatların yanında ahlakımızı, anaya, babaya saygıyı, doğruyu yanlışı ayırmayı da öğretmeliyiz. Bütün bunlarla iyice harmanlandıktan sonra çıraklık, kalfalık mertebeleri geçilince de ancak ustalarımızın rızası ile evlatlarımız ustalık şedi kuşanır. 
Bu da bir törenle yapılacaktır. Bu tören, artık ustalık mertebesine geçmenin sembolüdür. Şed bağlamak, vefa ve teslimiyet sembolüdür. Elest meclisinde Allah’a verilen söze sadakat göstermek, girdiği yola kemal mertebede kendini vermek, sonuçta Allah rızasını kazanmak demektir. Boynuz kulağı geçmeli.  

Ahiliğin üstü önce devlet, sonra Hak’tır. Başka da kimseye boynumuz eğilmez.”
Oyunun diğer bölümlerinde Ahiliğin kurulurken yaşanan zorluklar da anlatılır. Özellikle o dönemlerde gayrı Müslümlerin de yaşadığı ve onların da ticaretle uğraştığı, bu nedenle ticareti Müslümanlara kaptırmamak için mücadele ettikleri ve Ahiliğe karşı geldikleri anlatılıyor. Bu anlamda Stefan ve karısı Marika’nın çevirdiği entrikalar anlatılıyor.
Son bölümlerde Türkçede günümüzde de kullanılan “Pabucu dama atılmak” deyiminin nereden geldiği sahneleniyor. Ahiliğe göre, işinde sahtekarlık yapan, hile yapan, müşteriye kötü mal satan esnaflar önce sözlü olarak uyarılıyor, esnaf yaptığında devam ederse sonra yazılı uyarı veriliyor. Buna rağmen hala yanlışta, hilede ısrar ediyorsa ona ceza veriliyor. Esnafın pabucunu herkesin önünde alıp dama atıyorlar. Pabucu dama atılan esnaf yalnız bırakılıyor ve herkes tarafından ayıplanıyor. Artık kimse onunla alış veriş yapmıyor. Dolayısı ile artık onun bölgede esnaflık yapmasına izin verilmiyor.

Oyun, çırak birinin artık işinde uzmanlaşması ile ustasından aldığı izinle ustalığa geçişişini ele alıyor. Çırağın bir törenle nasıl usta olduğu gözler önüne seriliyor.

Oyun, ilk kez Denizli’de, Denizli Belediye Tiyatrosu tarafından oynanmış. Eğitici ve öğretici bir oyun olarak karşıma çıktı. Büyük keyif alarak okudum. Doğrusu sahnede izlemeyi de çok isterim. Ülkemizde de pekâlâ oynanabilir diye düşünüyorum.
Öyle ki hileye kaçan, sahtekârlık yapan, müşteriyi aldatmaya çalışan bazı esnaflar, bu oyunu izler de akılları başlarına gelir. Bu huylarından vazgeçerler diye düşünüyorum.

Oyunu okuyunca, 700 yıl sürmüş ahiliğin günümüzde neden hayata geçirilmediğini sorguladım. Oysa her düşüncesi günümüz için de o kadar çok geçerli ki…

Doğruluk, dürüstlük, yardımlaşma gibisi var mı? İnsan, bunlara özlem duyuyor.

Oyuna hayat veren kalemlerin yüreklerine sağlık. Bir yüzyıllardır süren boşluğu doldurmuşlar.

Okumanızı ve hatta bir an evvel sahneye koymanızı öneriyorum…

 
Etiketler: “Bir, Ahi, Zaman”, Oyunu,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
26 Haziran 2020
ŞAİR ALPER ÖZSAKINÇ İLE ŞİİR ÜZERİNE KONUŞTUK
15 Haziran 2020
Anahtar Sizde
11 Haziran 2020
GÜNEYE GİDEN İŞÇİLER
18 Mayıs 2020
YANGINLAR CİĞERİMİZİ PARÇALADI
14 Mayıs 2020
PİLE’DE SULAR DURULMUYOR
12 Mayıs 2020
CORONA TURİZMİMİZİ VURMASIN
03 Mayıs 2020
OKULLAR TATİL EDİLMELİ
30 Nisan 2020
ADANALIM
29 Nisan 2020
CORONADA BUNDAN SONRASI
21 Nisan 2020
“Bitemeyen Proje” Üzerine
13 Nisan 2020
SOYLU’NUN İSTİFASI ÜZERİNE
06 Nisan 2020
CEVAHİR CAŞGİR’DEN “YÜZSÜZ ŞİİRLERİM”
30 Mart 2020
Vefa Arayan Şair’den “Kalbim Senindi” Romanı
12 Mart 2020
Coronavirüs’ü De Oyuncak Ettik
09 Mart 2020
Sınırlarımızda Biber Gazı ve Cop
05 Mart 2020
İlke Susuzlu İle Tiyatro Konuştuk
03 Mart 2020
Diyetisyen Olmak
02 Mart 2020
Kadirli İdlip’te Şehit Olan Evladına Ağladı
01 Mart 2020
İskenderun Belediyesi Tiyatro Topluluğu
26 Şubat 2020
Herkese Küsmek?
25 Şubat 2020
ZABITALARIN GAZİLERLE ZORU NEDİR?
24 Şubat 2020
YDP Cumhurbaşkanlığı Manifestosunu Açıkladı
20 Şubat 2020
İskele Yine Karıştı
18 Şubat 2020
ÖĞRETMENİMİZ METİN BİÇER’İN ARDINDAN
13 Şubat 2020
Ölçü Dozunu Aşmamak Gerek
12 Şubat 2020
Artık Bir Edebiyat Tarihimiz Var
10 Şubat 2020
Nihal Salman İle Aile Üzerine Bir Sohbet
06 Şubat 2020
Taşkent Doğa Parkı
04 Şubat 2020
KIBRIS TÜRK EDEBİYATI DEV BİR ESERE KAVUŞTU
31 Ocak 2020
Baş Döndürücü Gelişmeler Oluyor
29 Ocak 2020
Yüzde 5.5 Artış mı Dediniz?
27 Ocak 2020
GEÇMİŞ OLSUN TÜRKİYE’M
23 Ocak 2020
YDP’nin Adayı Prof. Arıklı
14 Ocak 2020
YDP’den Gövde Gösterisi
13 Ocak 2020
Avni’ye Göre “İstanbul Daveti”
09 Ocak 2020
Erdinç Akgür İle Devlet Tiyatroları’nı Konuştuk
08 Ocak 2020
Avni’ye Göre Yeni Hükumet
06 Ocak 2020
Son Durak Meyhanesi
03 Ocak 2020
YENİ YILDA YENİ UMUTLARIMIZ
02 Ocak 2020
Doğu Türkistan Gerçekleri
30 Aralık 2019
Kıbrıs Türkünün Bağımsızlık Mücadelesi
26 Aralık 2019
Sebahattin Kurt İle Çukurovalıları Konuştuk
22 Aralık 2019
“WOYZECK” Oyunu Üzerine
19 Aralık 2019
ADAYLAR YAVAŞ YAVAŞ AÇIKLANIYOR
15 Aralık 2019
Dursun Koç İle Sporumuz ve Denizcilik Üzerine Konuştuk
12 Aralık 2019
YDP’nin Engellenemeyen Yükselişi
09 Aralık 2019
Cehaletin Böylesi Görülmedi
05 Aralık 2019
Avni’ye Göre Hükumetin Gitmesi Çok Yakın
03 Aralık 2019
Dışarısı İçeriden Karanlık
27 Kasım 2019
“ÇUKUROVA YANIYOR” Üzerine
26 Kasım 2019
Veysel Üresin İle Çukurovalı Sanatçılar Hakkında Konuştuk
18 Kasım 2019
Kadirli Sucuk Ekmek ve Oğuzhan Usta
14 Kasım 2019
Karakütük Köyü’nde Akrabalarla
12 Kasım 2019
Hasan Dede Türbesi ve Kadirli Kent Müzesi
06 Kasım 2019
Kıbrıslılar Bizi Neden Sevmiyor?
01 Kasım 2019
“Kardeşimin Hikâyesi” Üzerine
30 Ekim 2019
KKTC ÇUKUROVALILAR DERNEĞİ Nİ ZİYARET ETTİM
20 Ekim 2019
SESSİZ ÇIĞLIK ÜZERİNE
15 Ekim 2019
Vatan Sana Canım Feda
13 Ekim 2019
“Barış Pınarı” Hayırlı Olsun
09 Ekim 2019
YDP 3. Yılını Kutladı
07 Ekim 2019
I.Akdeniz Uluslararası Araştırmalar Kongresi’nin Ardından
30 Eylül 2019
“ERZİNCAN YÖRESİ ALEVİLERİ”
25 Eylül 2019
İLK YERLİ OPERAMIZ ARAP ALİ DESTANI
23 Eylül 2019
YDP’DE AŞURE GÜNÜ
19 Eylül 2019
ÇUKUROVA TÜRKMENLERİ
18 Eylül 2019
Avni’nin Kehanetleri
12 Eylül 2019
Tekin Bertiz’in Ardından
05 Eylül 2019
OĞUZ BOYLARI KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ BAŞKANI ARİF ZEREN İLE SÖYLEŞTİK
03 Eylül 2019
AVNİ İLE CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ ÜZERİNE KONUŞTUK
25 Ağustos 2019
GÜVERCİNLİK KÖYÜ ÇÖPLÜK MÜ?
20 Ağustos 2019
“Yangın Yerinde” Kabare mi Komedi mi?
19 Ağustos 2019
“GELECEK 100 YIL” Üzerine
15 Ağustos 2019
AVNİ İLE BAYRAMLAŞTIK
05 Ağustos 2019
KAZA “GELİYORUM” DEMEDİ
01 Ağustos 2019
Milli Değerleri Koruma Derneği Ve İsfendiyar Dayı
28 Temmuz 2019
ADANALILAR DERNEĞİ ÇOK İDDİALI GELİYOR
25 Temmuz 2019
AVNİ’YE SORDUM
22 Temmuz 2019
Kenan Akın İle Güncel Konular
18 Temmuz 2019
KİM BU AVNİ?
15 Temmuz 2019
Sadece Suriyelilere mi Vize?
11 Temmuz 2019
BOŞ VERDİM
09 Temmuz 2019
Postamız Nasıl Çalışıyor?
08 Temmuz 2019
Derman Atik İle Tiyatro Üzerine
04 Temmuz 2019
KÜLTÜREL MİRASIMIZI KİM YÖNETİYOR?
27 Haziran 2019
Hakan Tulumbacı İle Sanat Üzerine
27 Haziran 2019
Harun Tulumbacı İle Sanat Üzerine
25 Haziran 2019
Ertaç Hazer İle Kültür-Sanat
21 Haziran 2019
Hükümet Kuruldu Kurulmadan Vuruldu
18 Haziran 2019
DR CEMAL MERT İLE SÖYLEŞTİK
16 Haziran 2019
Gelişmekte Olan Farklı Bir Spor: Okçuluk
13 Haziran 2019
AVNİ’Nİ BÜYÜK İDDİASI
29 Mayıs 2019
Solcu Efendi” Üzerine Birkaç Kelam
23 Mayıs 2019
Kıbrıs’ta Osmanlı Öncesi Türk İzleri
19 Mayıs 2019
TERAPİ Üzerine
15 Mayıs 2019
ZAMAN
22 Nisan 2019
ATA - DEDE YURDUNDA
11 Nisan 2019
BÖYLE YARIŞMA OLUR MU?
07 Nisan 2019
Aşık Veysel Ve Nesimi’yi Anma Toplantısı
02 Nisan 2019
“Yaşamak Nazım Gibi” Oyunu Üzerine
27 Mart 2019
“27 Mart” KKTC İçin Acı ve Buruk Bir Gün
21 Mart 2019
“Kıbrıs’ın Dünü, Bugünü Ve Yarını”
18 Mart 2019
Bütçemiz Error Veriyor
14 Mart 2019
Sen Neymiş Be Abi!
10 Mart 2019
İRSEN KÜÇÜK’ÜN ARDINDAN
05 Mart 2019
Dairelerde Damga Pulu Sorunu
04 Mart 2019
Şerefine İnsanoğlu
01 Mart 2019
Su Akar Güldür Güldür
28 Şubat 2019
YDP Meşalesini Güvercinlik’te Yaktı
27 Şubat 2019
Liderlerden Farklı Söylemler
24 Şubat 2019
Teknoloji Mi, Dedikodu Mu?
19 Şubat 2019
Genç Ama Başarılı Diyebileceğimiz Bir Bakan
18 Şubat 2019
Sendikalarımızın Amacı Ne?
14 Şubat 2019
Öyle Bir Dünyada Yaşıyoruz Ki!
10 Şubat 2019
Uçak Biletleri Ucuzlayacak Mı?
06 Şubat 2019
Türkeş’in Evi
05 Şubat 2019
Sosyal Medya Siyaseti
04 Şubat 2019
Bu Hükümetten Keyif Alıyorum
31 Ocak 2019
Anketle Cumhurbaşkanı Mı Olur?
22 Ocak 2019
ELEKTRİK FATURALARI EZBERE Mİ HESAPLANIYOR?
22 Ocak 2019
Kıbrıs Patatesinden Vaz Mı Geçiliyor?
22 Ocak 2019
Bayrak Namustur Şereftir
18 Ocak 2019
Kıbrıs Patatesinden Vaz Mı Geçiliyor?
11 Ocak 2016
KADINLAR KAHVEHANESİ
Haber Yazılımı