Yazı Detayı
05 Mart 2019 - Salı 16:10
 
Dairelerde Damga Pulu Sorunu
Hakan Yozcu
kibrishakikat@gmail.com
 
 

Resmi işlerde evrakların üzerine yapıştırılan pula, “Damga Pulu” diyoruz. Hemen hemen bütün resmi işlerde, dilekçelerde, başvurularda mutlaka bu damga pulunu alıp, belgenize yapıştırmak zorundasınız.

                “Zorunluğu nedir?”,Ne amaçla kullanılır?”, “Ne işe yarar?” artık orasını ben de bilmiyorum. Bildiğim tek şey ise hangi devlet dairesine giderseniz gidin, en ufak bir işinizde dahi bu pulları istiyor olmalarıdır.

                Damga Pulu için, “Bir çeşit vergidir” diyebiliriz. Zira yapılan dilekçenin resmileşmesi için daire tarafından mühür vuruluyor ve müdürü tarafından imzalanıyor. Hal böyle olunca da belge, resmi bir nitelik taşıyor. Tabii bu durum, küçük de olsa bir vergiye tabii oluyor. İşte damga puluna verdiğimiz para da bu vergi sayılıyor.

                Buna hiç itirazımız yok. Doğrudan devlete verdiğimiz vergiler zorumuza gitmez. Aksine devlete küçük bir katkımız olduğu için memnun bile oluruz. Ama bunun dışında yasal olmayan ve devletin kasasına gitmeyen ödemelerimiz var.

                Nasıl mı? Dedik ya, bu gün hangi daireye giderseniz gidin, yapacağınız herhangi bir müracaat için veya alacağınız her belge için sizden bir damga pulu isteniyor. Tabii o anda yanınızda damga pulu olmuyor. Çünkü tedarikli değilsiniz. Damga pulu da nereden alınacak? Tabii ki en yakın postaneden. Ama gelin görün ki en yakın postane de size saatlerce uzakta. Hele de altınızda özel arabanız yoksa yandınız. Ya yürüyerek o kadar yolu kat edecek ve zaman kaybedeceksiniz; ya da bir taksiye binerek belki pulun on katı fazla para ödeyeceksiniz.

                Tabii bizim insanımız bu işin kolayını da bulmuş. Onu da izah edelim. Günümüzde her dairede mutlaka bir kantin veya çay ocağı vardır. Yoksa da bir kafeterya bulunmaktadır. İşte bu çay ocaklarını işleten veya kafeteryalara bakan kişiler, yanlarında damga pulu satmaktadırlar. Tabii bizim kara gözümüzü, güzel yüzümüzü sevdikleri için değil. Kendi kazançları için yapıyorlar bu işi. Postaneden aldıkları pullara, kendi kârlarını da koyarak satışa sunuyorlar. Yani kayıt dışı kazanç. Ne vergisi var, ne de herhangi bir soranı. Al gülüm ver gülüm.

                İşte dün böyle bir olay yaşadım. Kızıma, TC pasaportu çıkarmak için Elçiliğe gittim. Kızımdan eksik olan bir belge istediler. Biz de belgeyi almak için ilgili Bakanlığa gittik.

                Burada kimse hakkında şikâyetçi olmadığımı öncelikle belirtmek istiyorum. Çünkü Bakanlıkta kime gittiysem, beni çok iyi karşıladı ve işimle de son derece iyi ilgilendi. Gerek müfettişler olsun, gerek sekreterler olsun, gerek arşiv bölümü olsun, gerekse de Bakanlık Müdürü olsun hem güler yüz gösterdiler, hem de hiç bekletmeden işimi hallettiler. Bu nedenle hepsine müteşekkirim.

                Benim üzerinde durmak istediğim konu ise şudur: Bu belge için, yine her zamanki gibi damga pulu istendi. Tabii doğal olarak yanımda damga pulu yoktu. “Nereden alabilirim?” diye sorduğumda “Çaycıdan alabilirsiniz” dediler. Çaycıya gittim. Gerçekten de damga pulu vardı. Rica ettim. Adam da büyük bir saygı ile “Hemen hocam” dedi. Pulu aldım. “Borcumuz ne kadar?” diye sordum. “20 TL Hocam” dedi. Pulu aldım. Baktım üzerinde 17.5 TL yazıyor. Yani 2.5 TL’si fazla. Tabii o da doğal olarak çaycının cebine girecek.

                Hiç tartışmaya girmedim. Adam haklı olarak kârını koyuyor. Yani 2,5 lira değil de 5 lira  veya 10 lira da koyabilirdi. Ne yapabilirdim ki o an? İşim acil olduğu için almak zorundaydım ve ben de aldım. Teşekkür ederek ayrıldım.

                Ayrıldım ayrılmasına da kafamda binlerce şeytani sorular dolaşmaya başladı. Burası büyük bir bakanlıktı. Acaba günde, böyle, benim gibi kaç kişi pul alıyordu? Sadece belge için değil, diğer birçok işler için de damga pulu isteniyordu. Özellikle de yıl sonlarında burada yığılma oluyor ve binlere damga pulu satılıyormuş.

                En basit hesabından günde yüz damga pulu satılsa 2,5 TL’den 250 TL yapar. Bunu aya vursanız, ayda 7.500 TL yapar, Yılda 90.000 TL yapar. Bu büyük bir para değil mi? Bunun daha fazla olduğunu düşünün bir de…

                İlk önce baktığınızda, denizde damla gibi görünüyor; ama hesaba daldıkça miktar büyüyor. Burada çaycı amcamızın kazancında değiliz. Kesinlikle bunda gözümüz yok. Kendisi iyi bir hizmet bile yapıyor. Çünkü o, bu hizmeti yapmasa idi, ben, çaresiz postaneye gitmek zorunda kalacaktım. Onun sayesinde, hem bu zahmetten kurtuldum; hem de zamanımın boşa gitmesinden kurtuldum.

                Asıl eleştirmek istediğim konu şu: Hükümet eden zat-ı muhterem kişiler, bu soruna neden el atmıyorlar? Yüzlerce daire var. Her dairede de bu sorun yaşanıyor. Yani bu devlet dairelerine postaneden bir görevli getirip koymak çok mu zor bir iş? Böylece hiç değilse kayıt dışı kazanç önlenmiş olur. Vergisiz iş yapılmaz olur. Vatandaş da fazladan para ödemez.

                Dairelere posta görevlisi konmasıyla bazı kişilere de yeni iş imkânı tanınmış olur.  Çaycılar, kafeteryacılar, kahveciler zengin edilmemiş olur. Onlar, zaten yaptıkları işten maaşlarını alıyor.

                Kim bilir, belki de bu pul paralarıyla ev alan, son model arabalara sahip olan çaycılar bile vardır.

                Neden olmasın? Vergisi yok, hesabı yok, soranı yok… Maliyeti yok, gideri yok. Elini kolunu sallayarak, kendiliğinden gelen para…

                Devletin böyle lüksü var mı? Tamam, şimdi “Pulların parasını biz zaten alıyoruz.” diyecekler. İşte derdimiz o değil.

                Bizim derdimiz, pulun gerçek fiyatının üzerindeki maliyetin yine vatandaşın cebinden çıkması. Ve bunların da hiçbir vergiye tabii tutulmaması…

                Biz, kayıt dışı kazancın önlenmesini istiyoruz…

                Yazık. Bu memleket hep bu vurdumduymazlıklardan ileri gidemiyor.

                Çok yazık…

 
Etiketler: Dairelerde, Damga, Pulu, Sorunu,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
18 Mayıs 2020
YANGINLAR CİĞERİMİZİ PARÇALADI
14 Mayıs 2020
PİLE’DE SULAR DURULMUYOR
12 Mayıs 2020
CORONA TURİZMİMİZİ VURMASIN
03 Mayıs 2020
OKULLAR TATİL EDİLMELİ
30 Nisan 2020
ADANALIM
29 Nisan 2020
CORONADA BUNDAN SONRASI
21 Nisan 2020
“Bitemeyen Proje” Üzerine
13 Nisan 2020
SOYLU’NUN İSTİFASI ÜZERİNE
06 Nisan 2020
CEVAHİR CAŞGİR’DEN “YÜZSÜZ ŞİİRLERİM”
30 Mart 2020
Vefa Arayan Şair’den “Kalbim Senindi” Romanı
12 Mart 2020
Coronavirüs’ü De Oyuncak Ettik
09 Mart 2020
Sınırlarımızda Biber Gazı ve Cop
05 Mart 2020
İlke Susuzlu İle Tiyatro Konuştuk
03 Mart 2020
Diyetisyen Olmak
02 Mart 2020
Kadirli İdlip’te Şehit Olan Evladına Ağladı
01 Mart 2020
İskenderun Belediyesi Tiyatro Topluluğu
26 Şubat 2020
Herkese Küsmek?
25 Şubat 2020
ZABITALARIN GAZİLERLE ZORU NEDİR?
24 Şubat 2020
YDP Cumhurbaşkanlığı Manifestosunu Açıkladı
20 Şubat 2020
İskele Yine Karıştı
18 Şubat 2020
ÖĞRETMENİMİZ METİN BİÇER’İN ARDINDAN
17 Şubat 2020
“Bir Ahi Zaman” Oyunu
13 Şubat 2020
Ölçü Dozunu Aşmamak Gerek
12 Şubat 2020
Artık Bir Edebiyat Tarihimiz Var
10 Şubat 2020
Nihal Salman İle Aile Üzerine Bir Sohbet
06 Şubat 2020
Taşkent Doğa Parkı
04 Şubat 2020
KIBRIS TÜRK EDEBİYATI DEV BİR ESERE KAVUŞTU
31 Ocak 2020
Baş Döndürücü Gelişmeler Oluyor
29 Ocak 2020
Yüzde 5.5 Artış mı Dediniz?
27 Ocak 2020
GEÇMİŞ OLSUN TÜRKİYE’M
23 Ocak 2020
YDP’nin Adayı Prof. Arıklı
14 Ocak 2020
YDP’den Gövde Gösterisi
13 Ocak 2020
Avni’ye Göre “İstanbul Daveti”
09 Ocak 2020
Erdinç Akgür İle Devlet Tiyatroları’nı Konuştuk
08 Ocak 2020
Avni’ye Göre Yeni Hükumet
06 Ocak 2020
Son Durak Meyhanesi
03 Ocak 2020
YENİ YILDA YENİ UMUTLARIMIZ
02 Ocak 2020
Doğu Türkistan Gerçekleri
30 Aralık 2019
Kıbrıs Türkünün Bağımsızlık Mücadelesi
26 Aralık 2019
Sebahattin Kurt İle Çukurovalıları Konuştuk
22 Aralık 2019
“WOYZECK” Oyunu Üzerine
19 Aralık 2019
ADAYLAR YAVAŞ YAVAŞ AÇIKLANIYOR
15 Aralık 2019
Dursun Koç İle Sporumuz ve Denizcilik Üzerine Konuştuk
12 Aralık 2019
YDP’nin Engellenemeyen Yükselişi
09 Aralık 2019
Cehaletin Böylesi Görülmedi
05 Aralık 2019
Avni’ye Göre Hükumetin Gitmesi Çok Yakın
03 Aralık 2019
Dışarısı İçeriden Karanlık
27 Kasım 2019
“ÇUKUROVA YANIYOR” Üzerine
26 Kasım 2019
Veysel Üresin İle Çukurovalı Sanatçılar Hakkında Konuştuk
18 Kasım 2019
Kadirli Sucuk Ekmek ve Oğuzhan Usta
14 Kasım 2019
Karakütük Köyü’nde Akrabalarla
12 Kasım 2019
Hasan Dede Türbesi ve Kadirli Kent Müzesi
06 Kasım 2019
Kıbrıslılar Bizi Neden Sevmiyor?
01 Kasım 2019
“Kardeşimin Hikâyesi” Üzerine
30 Ekim 2019
KKTC ÇUKUROVALILAR DERNEĞİ Nİ ZİYARET ETTİM
20 Ekim 2019
SESSİZ ÇIĞLIK ÜZERİNE
15 Ekim 2019
Vatan Sana Canım Feda
13 Ekim 2019
“Barış Pınarı” Hayırlı Olsun
09 Ekim 2019
YDP 3. Yılını Kutladı
07 Ekim 2019
I.Akdeniz Uluslararası Araştırmalar Kongresi’nin Ardından
30 Eylül 2019
“ERZİNCAN YÖRESİ ALEVİLERİ”
25 Eylül 2019
İLK YERLİ OPERAMIZ ARAP ALİ DESTANI
23 Eylül 2019
YDP’DE AŞURE GÜNÜ
19 Eylül 2019
ÇUKUROVA TÜRKMENLERİ
18 Eylül 2019
Avni’nin Kehanetleri
12 Eylül 2019
Tekin Bertiz’in Ardından
05 Eylül 2019
OĞUZ BOYLARI KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ BAŞKANI ARİF ZEREN İLE SÖYLEŞTİK
03 Eylül 2019
AVNİ İLE CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ ÜZERİNE KONUŞTUK
25 Ağustos 2019
GÜVERCİNLİK KÖYÜ ÇÖPLÜK MÜ?
20 Ağustos 2019
“Yangın Yerinde” Kabare mi Komedi mi?
19 Ağustos 2019
“GELECEK 100 YIL” Üzerine
15 Ağustos 2019
AVNİ İLE BAYRAMLAŞTIK
05 Ağustos 2019
KAZA “GELİYORUM” DEMEDİ
01 Ağustos 2019
Milli Değerleri Koruma Derneği Ve İsfendiyar Dayı
28 Temmuz 2019
ADANALILAR DERNEĞİ ÇOK İDDİALI GELİYOR
25 Temmuz 2019
AVNİ’YE SORDUM
22 Temmuz 2019
Kenan Akın İle Güncel Konular
18 Temmuz 2019
KİM BU AVNİ?
15 Temmuz 2019
Sadece Suriyelilere mi Vize?
11 Temmuz 2019
BOŞ VERDİM
09 Temmuz 2019
Postamız Nasıl Çalışıyor?
08 Temmuz 2019
Derman Atik İle Tiyatro Üzerine
04 Temmuz 2019
KÜLTÜREL MİRASIMIZI KİM YÖNETİYOR?
27 Haziran 2019
Hakan Tulumbacı İle Sanat Üzerine
27 Haziran 2019
Harun Tulumbacı İle Sanat Üzerine
25 Haziran 2019
Ertaç Hazer İle Kültür-Sanat
21 Haziran 2019
Hükümet Kuruldu Kurulmadan Vuruldu
18 Haziran 2019
DR CEMAL MERT İLE SÖYLEŞTİK
16 Haziran 2019
Gelişmekte Olan Farklı Bir Spor: Okçuluk
13 Haziran 2019
AVNİ’Nİ BÜYÜK İDDİASI
29 Mayıs 2019
Solcu Efendi” Üzerine Birkaç Kelam
23 Mayıs 2019
Kıbrıs’ta Osmanlı Öncesi Türk İzleri
19 Mayıs 2019
TERAPİ Üzerine
15 Mayıs 2019
ZAMAN
22 Nisan 2019
ATA - DEDE YURDUNDA
11 Nisan 2019
BÖYLE YARIŞMA OLUR MU?
07 Nisan 2019
Aşık Veysel Ve Nesimi’yi Anma Toplantısı
02 Nisan 2019
“Yaşamak Nazım Gibi” Oyunu Üzerine
27 Mart 2019
“27 Mart” KKTC İçin Acı ve Buruk Bir Gün
21 Mart 2019
“Kıbrıs’ın Dünü, Bugünü Ve Yarını”
18 Mart 2019
Bütçemiz Error Veriyor
14 Mart 2019
Sen Neymiş Be Abi!
10 Mart 2019
İRSEN KÜÇÜK’ÜN ARDINDAN
04 Mart 2019
Şerefine İnsanoğlu
01 Mart 2019
Su Akar Güldür Güldür
28 Şubat 2019
YDP Meşalesini Güvercinlik’te Yaktı
27 Şubat 2019
Liderlerden Farklı Söylemler
24 Şubat 2019
Teknoloji Mi, Dedikodu Mu?
19 Şubat 2019
Genç Ama Başarılı Diyebileceğimiz Bir Bakan
18 Şubat 2019
Sendikalarımızın Amacı Ne?
14 Şubat 2019
Öyle Bir Dünyada Yaşıyoruz Ki!
10 Şubat 2019
Uçak Biletleri Ucuzlayacak Mı?
06 Şubat 2019
Türkeş’in Evi
05 Şubat 2019
Sosyal Medya Siyaseti
04 Şubat 2019
Bu Hükümetten Keyif Alıyorum
31 Ocak 2019
Anketle Cumhurbaşkanı Mı Olur?
22 Ocak 2019
ELEKTRİK FATURALARI EZBERE Mİ HESAPLANIYOR?
22 Ocak 2019
Kıbrıs Patatesinden Vaz Mı Geçiliyor?
22 Ocak 2019
Bayrak Namustur Şereftir
18 Ocak 2019
Kıbrıs Patatesinden Vaz Mı Geçiliyor?
11 Ocak 2016
KADINLAR KAHVEHANESİ
Haber Yazılımı