Yazı Detayı
11 Nisan 2019 - Perşembe 18:58
 
ENFLASYONLA TUTUŞAN YAŞANTIMIZA NESNEL BAKIŞ
Ergün Şoföroğlu
 
 

TC- KKTC ekonomik ve mali işbirliği protokolü gündemdeki çok tartışmalı yerini korumayı sürdürüyor. Temeli üretim olmayan, talana, avantaya dayanan ekonomiler, monetarist manevralarla ayakta kalamazlar. ‘’Bir ürün artığı üretemeyip, kendilerine yetecek kadar üreten toplumlar bile, daha geniş ölçüde örgütlenemezler. Bir devlet sisteminin parçası olamayacakları gibi kendileri devlet kuramazlar.’’ diyor bilim adamları.                                                                                                                                             

Bazılarının konuşamadığı, konuşturulmadığı, bazılarının konuştuğu, ama kimsenin anlamadığı ya da anlamak istemediği bir medyatik süreci yaşıyoruz. Eleştirel düşünceye dayalı, evrensel kültürün ortağı olan insanların yerine diyalektik düşünceye yabancı, basit ve sığ kültürlü insanlar radyolarda, televizyonlarda ve gazetelerde ahkâm kesmektedir.                                                                                                                                    

Siyasi partilerin yeteneksiz kadrolarının 50 yıldır değişe değişe devlet yönetimini ele geçirmesi, bugünkü ekonomik ve politik sıkıntılarımızın tek nedenidir. K. T. Toplumu’na yönelik dış politik ve ekonomik tutumların, toptan ele alınarak, gerçekçi bir yöntemle irdelenmesi yaşamsal bir önem taşıdığı halde önemsemediler.  

Çıkarlarının kör güdüsünde statülerini sürdürebilme kaygısı ile parayı veren gerçek otoriteye her türlü yalakalığı yaparlarken, toplumdan kendilerine yönelen eleştiri ve tepkiler karşısında otoriteye saygı duygularıyla pekiştirdikleri tutumlarını sürdürürler. Değişime, yeniliğe ve farklılaşmaya asla hoşgörü göstermediler.                                                                           

Bugünkü sistemin tıkanıklığı iktidara geçen yürütmelerin güçsüzlüğüne, yasamalarının da cehaletine bağlıdır Bugün, içine düşürüldüğümüz rezil durumdan sorumlu, 50 seneden beri ekonomik protokoller hazırlayıp uygulayan KKTC yönetim koltuklarında kalça besleyen beyni çürük politikacılarımız ile Kıbrıs Türk Toplumunu uluslararası siyasi arenada pragmatik mantıkla bir materyal gibi kullanan bazı Ankara yönetimleri değil midir?                                                                                            

Toplumların yazgısının son çözümlemede kendi iç dinamikleri tarafından belirlendiği inancı yaygındır. Bu yüzden en büyük yaşama gücü olan değiştirici, üretici, yaratıcı güç sahibi olma bilincimizi yitirmemeliyiz. Gerçek mutluluk ve manevi zenginliğin ancak toplumsal çıkarlara öncelik tanındığı sürece elde edilebileceğinin bilincine varmalıyız ki, bu toplumsal bilincin toplumsal gelişmede güçlü bir mekanizma olabilmesini sağlayabilelim..                                                                                                                      

Toplumların güvenliği ve diplomatik girişimlerinin başarısı maddi güce, diğer bir deyişle, güçlü ekonomiye dayanır.        İnsanların, temel gereksinmelerini karşılayabilme özgürlüğü olmadığı sürece, ulusal ve toplumsal dayanışmalarının, hukuk ve adalet değerlerinin zayıflayıp yok olduğunu aklımızdan hiçbir zaman çıkarmamalıyız. Küçük adamlarla büyük işler yapılamayacağını yaşayarak öğrendiğimize göre, bundan sonra seçimlerde daha bilgili, yetenekli ve toplumunu seven adayları seçmeye önem vermemiz gerekir.                                                                                             

Her çürümüşlük, köklü çözümlere hazır bir ortam demektir. Toplumumuzun kültürel ve ulusal değerlerinin yozlaşmadan korunmasının önemli olduğunu düşünüyorum Federal bir çözüm için, Rumlarla uzlaşmanın etkili olmadığı 50 yıllık bir süreçte yolculuk yapıyoruz. Gelin bu kez ucuz ütopyalardan ve barış meleği artistliğinden kaçınalım. Farklılıklarımızı uzlaşma ve hoşgörüyle aklın konuştuğu, toplumsal çıkarımızın, barışın ve çözebileceğimiz yeni bir kültürü, alternatif çözümü gerçekleştirebilmek için kolları sıvayalım.              

 
Etiketler: ENFLASYONLA, TUTUŞAN, YAŞANTIMIZA, NESNEL, BAKIŞ,
Yorumlar
Haber Yazılımı