Yazı Detayı
30 Eylül 2019 - Pazartesi 16:29
 
“ERZİNCAN YÖRESİ ALEVİLERİ”
Hakan Yozcu
kibrishakikat@gmail.com
 
 

Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi’nden sınıf arkadaşım olan Sayın Dr Filiz Kırbaşoğlu’nun yazdığı “Erzincan Yöresi Alevileri İnanç Sistemleri Dinsel Geleneksel Yaşam Tarzları” adlı kitabı elime geçti. Öncelikle kitabı imzalayarak adıma gönderen Sevgili arkadaşım Dr Filiz Kırbaşoğlu’na çok teşekkür ediyorum.
Kitap, Zafer Yayınevi tarafından Mayıs 2019 yılında Erzurum’da Zafer Medya Matbaası’nda basılmış. Birinci hamur kuşe kâğıt olduğundan çok kaliteli bir basımı var. Eser, resimlerle de bol bol desteklenmiş. Tamamen Erzincan Yöresi’nde yaşayan Alevilerin geleneklerini, yaşam ve inanç biçimlerini anlatıyor.
 Dr Filiz Kırbaşoğlu, eseri hazırlarken belgelerden olduğu gibi canlı kaynaklardan da faydalanmış.  Bu alanda birçok kişi ile konuşmuş. Alevilerin önde gelen insanlarıyla, onlar için büyük değer taşıyan dedeleriyle yüz yüze görüşmüş ve röportajlar yaparak eserine kaynak oluşturmuş.
Eser, 2 Bölümden oluşuyor.  432 sayfadan ibaret.
Giriş bölümünde “Alevilik nedir?”, “Nasıl olmalıdır?”, “Alevilik İsmi nereden geliyor?”, “Rotası”, “Anadolu’ya Gelmesi”, “Yayılması”, “Bektaşilik” ve “Kızılbaşlık” bölümleri yer alıyor.
Birinci Bölümde “Cem”, “Cem Evleri”, “Mürşid”, “Pir”, “Dede”, “Rehber”, “Erzincan’daki Dedeler-Hocalar”, “Müsahiplik”, “Dört Kapı Kırk Makam”, “Üç Sünnet Yedi Farz”, “Muharrem Ayı-Aşure”, “Ocaklar”, “Bayramlar”, “Ramazan”, “Oruç”, “Abdest Anlayışı”, “Namaz” gibi konulara yer veriyor.
İkinci Bölümdeise: “Geçiş Dönemleri”, “Geleneksel İnanışlar”,” Dua-Beddua”,” Kılık –Kıyafet”, “Sayılar”, “Alevilikte İnsana Bakış” “Kadın”, “Çocuk Yetiştirme”, “Alevilerin Atatürk’e Bakışı”, “Sanat”, “Rivayet-Efsane-Masal”, “Alevilere Yöneltilen Eleştiriler” bölümleri yer alıyor. Son kısım Ekler bölümü olarak ayrılmış.
Filiz Kırbaşoğlu, eserin önsözünde “Erzincan Üniversitesi’ne geçeceğim zaman, Erzincan’da yaşayan Alevilerle ilgili bir çalışma olmadığını görünce bu kitabı hazırlamaya karar verdim.  
Alevilikle ilgili bir çalışma yapmak istememin en büyük sebebi ise Aleviliğin eski Türk kültürünün izlerini taşıdığına olan inancımdı. Bu çalışmamla hem bu izleri sürmeyi; hem de Erzincan’da yaşayan Alevileri, yakından tanıyıp bilim dünyasına tanıtmayı amaçlıyordum.
Erzincan’daki Alevilerin inanç sistemleri nasıldır? Nasıl ibadet eder, günlük hayatlarını nasıl yaşarlar? Gelenekleri, duyguları, düşünceleri ne şekildedir? Hazırlanan bu kitabın bütün bu konulara ışık tutmasına çalışılmıştır.”diyor.
Görüldüğü gibi Dr Filiz Kırbaşoğlu,  ciddi bir gayret ve bilimsel bir çalışma ile bu eserine hayat vermiştir. Eserini meydana getirebilmek için usanmamış, bıkmamış, aylarca, yıllarca ev ev, köy köy, şahıs şahıs gezerek malzeme toplamıştır. Zira bu anlayış, edebiyat alanında çok önemlidir.  “Gitmediğin yer senin değildir” derler. Önsözde de belirtildiği gibi “İnsan, bilmediğinin düşmanıdır.” Bilgiye ulaşmazsan, bilgiye gitmezsen karanlıkta kalırsın ve asla dünyan aydınlanmaz. Kulaktan dolma bilgilerle de bir yere varılamayacağına göre, en güzeli bilginin kaynağına ulaşmaktır. Yazar da bu yola başvurmuştur.
“Aleviliğin Ali taraftarı olduğunu, Ali’ye bend olmak, Ali’nin yolunu sürmek demek olduğunu” belirten Kırbaşoğlu, aynı zamanda “Aleviliğin bir kültür, bir inanç olduğunu söyleyerek, insanlığın özü olduğunu” anlatıyor.
“Aleviliğin aslı Kur’an’la başlar. Alevilik inancı Allah’a kul, habibi Muhammet Mustafa’ya ümmet, Aliyü’l-Veliyullah’a talip, soyuna taraf olmak, ehlibeyti sevmektir. Hz Ali’nin Hz Muhammet’in vekili, halifesi, imamet kapısının başı, velayet kapısının şahı olduğuna inanmak, Ali evinin İslam-tasavvufi inancı ile hareket etmektir. Hz Ali’nin adaletinden, onun insani değerlerinden ayrılmayıp yüreği insan sevgisiyle dolu olarak bütün canlıların hak ve hukukuna saygı duymaktır.”diyor. (sayfa 15)  
“Alevilik, insanlar arasında hiçbir ayrım yapmamak, bütün inançlara saygı ve hoşgörüyle bakmaktır. Sevgi, hoşgörü, paylaşım duygularıyla hareket ederek kinden, kibirden, kötü duygu ve davranışlardan uzak olmaktır.
Emeği kutsal bilip ilim, irfan ve marifet sahibi bir toplum yaratmak için çalışmak, insana ve insanlığa hizmet etmeyi ilke edinmektir. Hakk’ı insanda, insanı da Hak’ta görüp Hz Ali soyuna dost olana dost olmak, düşman olandan uzak durmaktır. Zalimin zulmüne karşı mazlumun yanında yer almaktır.” diye devam ediyor.(Sayfa 16)
Eserde,”Alevi Nasıl Olmalıdır?” bölümünde “Her Alevi-Bektaşi eline, beline, diline sahip olmak zorundadır.
 Adam öldürmemek, yaralamamak, dövmemek, hırsızlık yapmamak, güveni kötüye kullanmamak, kimsenin malını gasp etmemek, başkalarının hakkına tecavüzü kapsayan her türlü işten sakınmak, elini hangi koşullar içinde olursa olsun kötülüğe uzatmamak, yalan söylememek, yalan şahadette bulunmamak, sövmemek, başkalarını gıyabında çekiştirmemek, ayıp ve çirkin konuşmamak, ırz ve namusa saldırmamak, zina yapmamak, sarkıntılıkta bulunmamak, tüm kadınlara bacı gözüyle bakmak.”  şeklinde anlatıyor. (Sayfa 16)
Alevilikteki en büyük gayenin “İncinsen de incitme”anlayışı olduğu belirtiliyor. (sayfa 17)
Eserde, Alevilerin Osmanlı Döneminden sonra da uzun süre mahkemelere gitmedikleri, kendi sorunlarını, kendi içlerinde Cem evlerinde uzlaşı yoluyla hallettikleri belirtiliyor. Bu da insanların sevgi, saygı ve hoşgörü yoluyla tüm sorunları çözeceği, halledemeyecekleri bir şey olmadığını ortaya koyuyor. 
Cem töreninin çok eskiye dayandığı, Cem töreninin kaynağının Kırklar Meclisi olduğu belirtiliyor. “Hz Muhammet, Cebrail’in kılavuzluğunda Miraca gider. Allah’la doksan bin kelam danışırlar. Geri döndüğünde Cebrail vasıtasıyla Kırklar Meclisine de uğraması söylenir. Hz Muhammed, Kırklar Meclisi’ne gider. Kapıyı çalar. Peygamber olduğunu söyleyince içeridekiler bir ünvanla girmesine izin vermezler.  Cebrail tekrar gitmesini söyler. Yine almazlar. Üçüncüsünde Cebrail’e Allah’tan bir nida gelir. Cebrail der ki: “Ya Muhammed, o kapıya git, peygamberliğini söyleme. Ben, fakir, fukara, yetim bir insanım, de” Tekrar gider, fakir fukara olduğunu söyleyince içeri alırlar. Gelen üzüm tanesini Hz Muhammed’e verirler. O da kırka böler. Üzüm suyunu içerler. Semah dönerler. Hz Muhammed de bu semaha katılır. İşte cemin bu Kırklar Ceminden kaldığına inanılır.” (Sayfa 23)
Alevilikte kul hakkı çok önemlidir. Ceme giderken aile fertleri ve komşularla barışık olunmalıdır. Eş ve çocuklar birbirlerine dargın, küskün olmamalıdır. Önce aile içinde rızalık alınması gerekir. Komşu hakkı da çok önemlidir. Komşuların da rızası alınmalıdır. Küslük, dargınlık varsa Cem başlamadan bunlar barıştırılır. Dede, herkese sorar. 
Der ki “Birbirinizden razı mısınız? Birbirinizde haklarınız var mı?” Çünkü ceme kesinlikle dargın olarak başlanmaz. Kimse, ceme düşmanca duygularla girmez. Eğer küskünler o gün orada barışmazlarsa dede onları cemden çıkarmak zorundadır.
Hatta herhangi bir canlıyı incitmişse, ne olursa olsun onun gönlünü de almalıdır. Bir cem sırasında dede kul hakkıyla ilgili sorusunu sorar. Topluluktan biri kalkıp der ki: “Ben, geçerken komşunun köpeğini bana havladı diye taşladım.” Bunun üzerine dede: “Kalkıp gideceksin, o köpekten özür dileyeceksin” der ve iki şahitle birlikte gönderir. (sayfa 26-27)
“Cemlerin amacı insanların kaynaşmasını, birlik ve beraberlik içinde olunmasını sağlamaktır.”
“Cemler, genelde perşembeyi cumaya bağlayan günlerde yapılır. Perşembenin bir bölümü ve Cuma mübarek gün sayılmıştır. Ceme en güzel ve en temiz elbiseler giyilerek gidilir. Abdestsiz gidilmez.  Genelde eller göğüse götürülür. Allah’ım sen yaratıcısın, ben de yaratılmışım. Sen halıksın, ben mahlûkum. Dilimle ikrar ettim, kalbimle tasdik ettim, anlamındadır. Yani kabullenmedir. Başını secdeye koyan can, başım ile yolum ile benim değil seninim. Başım ile malım ile Hak meydanındayım, demek istemektedirler. Bir nevi özgür iradesiyle hesaplaşması, kendi kendine öz eleştiri yapmasıdır. Mahkeme olmadan, başkasının şahitliğine gerek kalmadan kendi özünü dara çekmektir.” (Sayfa 30)
Eser, Alevileri her yönüyle ele alıp incelediği için bu sınırlı köşe yazımızda maalesef hepsine yer veremiyoruz. Ama Alevilik hakkında başvurulabilecek bilimsel araştırmalarla hazırlanmış bu eserin mutlaka okunması gerektiğini ve meseleyi kaynağından öğrenmeniz gerektiğini düşünüyoruz.
O nedenle kitabı almanız ve bir an önce okumanızı salık veriyoruz. Kitabı, halen Erzincan Üniversitesi’nde görev yapan arkadaşım Dr Filiz Kırbaşoğlu’ndan veya Zafer Medya Yayınevinden isteyebilirsiniz. Adresi de Yenikapı Caddesi Kadıoğlu sok. No 1 Yakutiye Erzurum. Tel: 0442 234 22 85
Hepinize iyi okumalar dileklerimle…
Kitapsız kalmayınız. Unutmayınız ki Dünyada en iyi dost kitaptır…

 
Etiketler: “ERZİNCAN, YÖRESİ, ALEVİLERİ”,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
18 Mayıs 2020
YANGINLAR CİĞERİMİZİ PARÇALADI
14 Mayıs 2020
PİLE’DE SULAR DURULMUYOR
12 Mayıs 2020
CORONA TURİZMİMİZİ VURMASIN
03 Mayıs 2020
OKULLAR TATİL EDİLMELİ
30 Nisan 2020
ADANALIM
29 Nisan 2020
CORONADA BUNDAN SONRASI
21 Nisan 2020
“Bitemeyen Proje” Üzerine
13 Nisan 2020
SOYLU’NUN İSTİFASI ÜZERİNE
06 Nisan 2020
CEVAHİR CAŞGİR’DEN “YÜZSÜZ ŞİİRLERİM”
30 Mart 2020
Vefa Arayan Şair’den “Kalbim Senindi” Romanı
12 Mart 2020
Coronavirüs’ü De Oyuncak Ettik
09 Mart 2020
Sınırlarımızda Biber Gazı ve Cop
05 Mart 2020
İlke Susuzlu İle Tiyatro Konuştuk
03 Mart 2020
Diyetisyen Olmak
02 Mart 2020
Kadirli İdlip’te Şehit Olan Evladına Ağladı
01 Mart 2020
İskenderun Belediyesi Tiyatro Topluluğu
26 Şubat 2020
Herkese Küsmek?
25 Şubat 2020
ZABITALARIN GAZİLERLE ZORU NEDİR?
24 Şubat 2020
YDP Cumhurbaşkanlığı Manifestosunu Açıkladı
20 Şubat 2020
İskele Yine Karıştı
18 Şubat 2020
ÖĞRETMENİMİZ METİN BİÇER’İN ARDINDAN
17 Şubat 2020
“Bir Ahi Zaman” Oyunu
13 Şubat 2020
Ölçü Dozunu Aşmamak Gerek
12 Şubat 2020
Artık Bir Edebiyat Tarihimiz Var
10 Şubat 2020
Nihal Salman İle Aile Üzerine Bir Sohbet
06 Şubat 2020
Taşkent Doğa Parkı
04 Şubat 2020
KIBRIS TÜRK EDEBİYATI DEV BİR ESERE KAVUŞTU
31 Ocak 2020
Baş Döndürücü Gelişmeler Oluyor
29 Ocak 2020
Yüzde 5.5 Artış mı Dediniz?
27 Ocak 2020
GEÇMİŞ OLSUN TÜRKİYE’M
23 Ocak 2020
YDP’nin Adayı Prof. Arıklı
14 Ocak 2020
YDP’den Gövde Gösterisi
13 Ocak 2020
Avni’ye Göre “İstanbul Daveti”
09 Ocak 2020
Erdinç Akgür İle Devlet Tiyatroları’nı Konuştuk
08 Ocak 2020
Avni’ye Göre Yeni Hükumet
06 Ocak 2020
Son Durak Meyhanesi
03 Ocak 2020
YENİ YILDA YENİ UMUTLARIMIZ
02 Ocak 2020
Doğu Türkistan Gerçekleri
30 Aralık 2019
Kıbrıs Türkünün Bağımsızlık Mücadelesi
26 Aralık 2019
Sebahattin Kurt İle Çukurovalıları Konuştuk
22 Aralık 2019
“WOYZECK” Oyunu Üzerine
19 Aralık 2019
ADAYLAR YAVAŞ YAVAŞ AÇIKLANIYOR
15 Aralık 2019
Dursun Koç İle Sporumuz ve Denizcilik Üzerine Konuştuk
12 Aralık 2019
YDP’nin Engellenemeyen Yükselişi
09 Aralık 2019
Cehaletin Böylesi Görülmedi
05 Aralık 2019
Avni’ye Göre Hükumetin Gitmesi Çok Yakın
03 Aralık 2019
Dışarısı İçeriden Karanlık
27 Kasım 2019
“ÇUKUROVA YANIYOR” Üzerine
26 Kasım 2019
Veysel Üresin İle Çukurovalı Sanatçılar Hakkında Konuştuk
18 Kasım 2019
Kadirli Sucuk Ekmek ve Oğuzhan Usta
14 Kasım 2019
Karakütük Köyü’nde Akrabalarla
12 Kasım 2019
Hasan Dede Türbesi ve Kadirli Kent Müzesi
06 Kasım 2019
Kıbrıslılar Bizi Neden Sevmiyor?
01 Kasım 2019
“Kardeşimin Hikâyesi” Üzerine
30 Ekim 2019
KKTC ÇUKUROVALILAR DERNEĞİ Nİ ZİYARET ETTİM
20 Ekim 2019
SESSİZ ÇIĞLIK ÜZERİNE
15 Ekim 2019
Vatan Sana Canım Feda
13 Ekim 2019
“Barış Pınarı” Hayırlı Olsun
09 Ekim 2019
YDP 3. Yılını Kutladı
07 Ekim 2019
I.Akdeniz Uluslararası Araştırmalar Kongresi’nin Ardından
25 Eylül 2019
İLK YERLİ OPERAMIZ ARAP ALİ DESTANI
23 Eylül 2019
YDP’DE AŞURE GÜNÜ
19 Eylül 2019
ÇUKUROVA TÜRKMENLERİ
18 Eylül 2019
Avni’nin Kehanetleri
12 Eylül 2019
Tekin Bertiz’in Ardından
05 Eylül 2019
OĞUZ BOYLARI KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ BAŞKANI ARİF ZEREN İLE SÖYLEŞTİK
03 Eylül 2019
AVNİ İLE CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ ÜZERİNE KONUŞTUK
25 Ağustos 2019
GÜVERCİNLİK KÖYÜ ÇÖPLÜK MÜ?
20 Ağustos 2019
“Yangın Yerinde” Kabare mi Komedi mi?
19 Ağustos 2019
“GELECEK 100 YIL” Üzerine
15 Ağustos 2019
AVNİ İLE BAYRAMLAŞTIK
05 Ağustos 2019
KAZA “GELİYORUM” DEMEDİ
01 Ağustos 2019
Milli Değerleri Koruma Derneği Ve İsfendiyar Dayı
28 Temmuz 2019
ADANALILAR DERNEĞİ ÇOK İDDİALI GELİYOR
25 Temmuz 2019
AVNİ’YE SORDUM
22 Temmuz 2019
Kenan Akın İle Güncel Konular
18 Temmuz 2019
KİM BU AVNİ?
15 Temmuz 2019
Sadece Suriyelilere mi Vize?
11 Temmuz 2019
BOŞ VERDİM
09 Temmuz 2019
Postamız Nasıl Çalışıyor?
08 Temmuz 2019
Derman Atik İle Tiyatro Üzerine
04 Temmuz 2019
KÜLTÜREL MİRASIMIZI KİM YÖNETİYOR?
27 Haziran 2019
Hakan Tulumbacı İle Sanat Üzerine
27 Haziran 2019
Harun Tulumbacı İle Sanat Üzerine
25 Haziran 2019
Ertaç Hazer İle Kültür-Sanat
21 Haziran 2019
Hükümet Kuruldu Kurulmadan Vuruldu
18 Haziran 2019
DR CEMAL MERT İLE SÖYLEŞTİK
16 Haziran 2019
Gelişmekte Olan Farklı Bir Spor: Okçuluk
13 Haziran 2019
AVNİ’Nİ BÜYÜK İDDİASI
29 Mayıs 2019
Solcu Efendi” Üzerine Birkaç Kelam
23 Mayıs 2019
Kıbrıs’ta Osmanlı Öncesi Türk İzleri
19 Mayıs 2019
TERAPİ Üzerine
15 Mayıs 2019
ZAMAN
22 Nisan 2019
ATA - DEDE YURDUNDA
11 Nisan 2019
BÖYLE YARIŞMA OLUR MU?
07 Nisan 2019
Aşık Veysel Ve Nesimi’yi Anma Toplantısı
02 Nisan 2019
“Yaşamak Nazım Gibi” Oyunu Üzerine
27 Mart 2019
“27 Mart” KKTC İçin Acı ve Buruk Bir Gün
21 Mart 2019
“Kıbrıs’ın Dünü, Bugünü Ve Yarını”
18 Mart 2019
Bütçemiz Error Veriyor
14 Mart 2019
Sen Neymiş Be Abi!
10 Mart 2019
İRSEN KÜÇÜK’ÜN ARDINDAN
05 Mart 2019
Dairelerde Damga Pulu Sorunu
04 Mart 2019
Şerefine İnsanoğlu
01 Mart 2019
Su Akar Güldür Güldür
28 Şubat 2019
YDP Meşalesini Güvercinlik’te Yaktı
27 Şubat 2019
Liderlerden Farklı Söylemler
24 Şubat 2019
Teknoloji Mi, Dedikodu Mu?
19 Şubat 2019
Genç Ama Başarılı Diyebileceğimiz Bir Bakan
18 Şubat 2019
Sendikalarımızın Amacı Ne?
14 Şubat 2019
Öyle Bir Dünyada Yaşıyoruz Ki!
10 Şubat 2019
Uçak Biletleri Ucuzlayacak Mı?
06 Şubat 2019
Türkeş’in Evi
05 Şubat 2019
Sosyal Medya Siyaseti
04 Şubat 2019
Bu Hükümetten Keyif Alıyorum
31 Ocak 2019
Anketle Cumhurbaşkanı Mı Olur?
22 Ocak 2019
ELEKTRİK FATURALARI EZBERE Mİ HESAPLANIYOR?
22 Ocak 2019
Kıbrıs Patatesinden Vaz Mı Geçiliyor?
22 Ocak 2019
Bayrak Namustur Şereftir
18 Ocak 2019
Kıbrıs Patatesinden Vaz Mı Geçiliyor?
11 Ocak 2016
KADINLAR KAHVEHANESİ
Haber Yazılımı