Yazı Detayı
13 Şubat 2020 - Perşembe 17:05
 
GÜNCEL POLİTİKANIN SIĞLIĞINDA ANKARA’NIN ELEŞTİRİLERİ
Ergün Şoföroğlu
 
 

Kıbrıs Türk Toplumu, suskunluğa ve durağanlığa terk edilemeyeceği gibi, toplumsal varoluşunu yadsıyan görüş ve ideolojilere’’ de tutsak edilemez. Kamu oyunda uygun olan geçerlidir Ankara’nın ‘’KKTC’yi ilhak etmek istiyor, onun için KKTC’ devletinin varlığına karşı çıkıyor’’ kurgusu, soyutta kalan bir düşünce jimnastiğidir Böyle kuşkuların yaratılmasına neden, geçmişte bazı Ankara hükümetlerinin uluslararası arenada Kıbrıs Türk Toplumunu bir siyasi materyal gibi kullanmasıdır.’’6 Mart 1995'te Türkiye-AB Ortak Konseyi toplantısında Gümrük Birliği kararı imzalandı.

Türkiye bu kararın altına imza atarken, aynı gün alınan Kıbrıs Rum Yönetimi'nin bütün adayı temsil ettiği iddiasıyla AB'ye yapmış olduğu tam üyelik başvurusuna ilişkin görüşmelerin takvime alınması kararına itiraz etmediği gibi, Gümrük Birliği karar metninin 16. maddesi uyarınca 2001 yılına kadar Kıbrıs Rum Yönetimi'yle bir ticaret anlaşması imzalamayı da kabul etti. Türkiye'nin bu tutumu KKTC hükümetini hayal kırıklığına uğrattı ve bu ilk olmayacaktı.

Türkiye 28 Aralık 1995’te KKTC ile ortak deklarasyon imzalayarak bu hayal kırıklığını gidermeye çalıştı. Gümrük birliği süreciyle birlikte, Türkiye’de AB üyeliği Türk dış politikasının temel hedefi olarak görenlerle Kıbrıs’ta ödün verildiğini öne sürerek buna karşı çıkanlar arasında şiddetli tartışmalar başladı. Türkiye ile entegrasyon düşüncesinin ortaya atılmasıyla birlikte KKTC’de de ilk kez muhalefet sesini duyurmaya Türkiye ile ilişkileri sorgulamaya, adada birleşmeyi sağlayacak çözüm önerileri dile getirilmeye başladı.                                                                            

  Tarihsel olayları geniş ufuklu bir açıdan değerlendirmekten vaz geçtiğimiz anda (zaman) güncel politikanın sığlığına düşeriz. Verili hayata karşı bilinçlenmemiş olmaktan kaynaklanan cehaletimiz, gelecekteki mutsuzluklarımızı sorgulamak isteyen entelektüel etkinliklerden nefret etmemize neden oluyor. Hırs aklın üstüne çıkıyor, buyurganlık güdüsü bilinci köreltiyor.                                                                                                                       

Türkiye Cumhuriyeti’nin o zamanda Kıbrıs işleriyle görevli devlet bakanı Sn. Egemen Bağış şu açıklamayı yapmıştır.’’ Biz KKTC’yi Türkiye’nin gönderdiği kaynaklarla ekonomisini çevirebilen yarı devletçik şeklinde algılayan ‘yavru vatan’ zihniyetini kabul etmiyoruz. Biz kendi ayakları üstünde durabilen özgür, bağımsız ve müreffeh bir KKTC idealini benimsedik’’.                       

Güncel politikanın sığlığında, yüzeysel ve art niyetli şematik kurgular düzenleyerek toplumu yanıltmaya çalışmak, toplumu aptal yerine koymak demektir KKTC Cumhurbaşkanı M. Akıncı, halkın desteğini kazanmış politikacı ve yöneticidir., Sn. Akıncı, tarihsel ve toplumsal zorunluluğun bilincine vararak evrensel gelişmenin doğrultusunda etkin olan adamdır. Farklılıkları bir çatışmaya dönüştürmeden, esnek bir yaklaşımla bir arada tutmak ve yeni ortak noktalar yaratıp barışı sağlamayı amaçlayan bir Cumhurbaşkanıdır.      

Federal bir çözümden başka bir çözümün ilhaka dönüşeceği düşüncesi, toplumun bu konuda yargısının meşru olmasıyla gerçekleşebilir.                    

  Özgürlük ve eşitlik’’ ilkeleri üzerinde kurulmuş bir federal devletin hukuk düzeni ne kadar yetkin olursa olsun ve bu hukuk düzeni ne kadar etkin biçimde korunursa korunsun; tüm bunlar, bir Federal devlet içinde toplumsal gerginliklerin ortaya çıkmasını önleyemez.

Hukuk düzeninin kendisi, böyle gerginliklerin ortaya çıkmasını önlemek için bir araç değildir. Kendi irademiz dışında, yaşadığımız düzenin felsefesini kavrayıp toplumsal varlığımızı sürdürmek için güçlenmemiz gerektiğinin bilincine vararak, uyuşturulduğumuz yetingenlik duygusundan kurtulup rekabet güdümüzü güçlendirerek etkin mücadelemizi başlatmamız gerekir.                                              

Ulusal kimliğimizi unutarak Ankara’ya sırtımızı çevirip geçmişe kapanmakla değil, ulusal tarihimizin mirasına sahip çıkarak, usun yol göstericiliği ile bilimin aydınlattığı geleceği izleyerek toplumsal varlığımızı koruyacağız.         

 
Etiketler: , , , , , , GÜNCEL, POLİTİKANIN, SIĞLIĞINDA, ANKARA’NIN, ELEŞTİRİLERİ,
Yorumlar
Haber Yazılımı