Yazı Detayı
18 Kasım 2019 - Pazartesi 14:32
 
Kadirli Sucuk Ekmek ve Oğuzhan Usta
Hakan Yozcu
kibrishakikat@gmail.com
 
 

Kadirli’ye gelip de sucuk ekmek yemeden gitmek olmaz. Sucuk ekmek, Kadirli ile özdeşleşmiş, bir marka olmuş, Kadirli’ye has bir kebap türü.

                Sucuk, diğer adı irişkil olarak bilinen sucuk, usta ellerde pişerse tadına doyum olmaz. Arasına doğranmış ve sumakla harmanlanmış soğan ve üzerine de dilim dilim doğranmış domates koyup tuzlaryaıp şalgam suyu eşliğinde yerseniz asla unutamayacağınız bir ziyafet çekmiş olursunuz kendinize…

                Kadirli’de sucuk ekmek işi o kadar çok gelişmiş ki neredeyse adım başı bir sucukçuya rastlıyorsunuz. Her sokağın başında, her caddenin içinde, her yolun kenarında mutlaka ama mutlaka bir sucukçuya denk geliyorsunuz. Belki de binlerce bu işi yapan insan var Kadirli’de…

                Öyle salon, dükkân, mekân da istemiyor. Tamamen bir tezgâh üzerinde yapılıyor. Kimileri üç tekerlekli bir el tablası üzerine kurmuş tezgâhını, seyyar olarak istediği yere gidebiliyor, kimileri bir sokağın başını tutmuş, yol kenarına tezgâh kurmuş, iki küçük masa, birkaç tabure ile işini götürüyor.

                Her ustanın ayrı ayrı müşterisi var. Mekânın yakınlığı, uzaklığı hiç önemli değil. Öyle ki vatandaşlar isme göre veya kişiye göre nerede olursa olsun gidip buluyorlar. Damak tatlarını ona göre alıyorlar. Sucuk ekmek Kadirli’nin vazgeçilmezi, olmazsa olmazı çünkü.

                Akşam evde yemek beğenmeyen, çarşıda olup bir şey yiyemeyen veya canı bir şey çekmeyenler için sucuk ekmek bulunmaz nimet oluyor. Dikkatimi çeken bir özellik de sucuk ekmekçilerin hep öğleden sonra tezgâhlarını açmaları. Genelde öğleden sonra ikindi vakitleri tezgâhlar açılıyor ve gecenin geç vakitlerine kadar malzeme bitene kadar açık kalıyor.

                Bu kadar sucuk ekmek yapanların arasında en usta kişiyi sorduk. Genelde aldığımız cevap Sucukçu Oğuzhan Usta oldu.

                “Kimdir bu Oğuzhan Usta?”, “Nerededir?”, “Tezgahını nasıl buluruz?” diye sorduğumuzda “Yerinin kolay yerde olduğunu, Kadirli Köprübaşı’nda kime sorarsanız yerini bize göstereceklerini” söylediler.

                Biz de bu zevkli tattan mahrum olmamak ve Oğuzhan Usta’nın lezzetli kebabından yemek için Köprübaşı denilen yere geldik. Ben, ağabeyim Hürriyet, ablam Hediye, komşu Oğuz Bey ve değerli eşi İdil Hanım hep birlikte bu lezzeti tatmaya gittik.

Oğuz Bey ve eşi de sağ olsunlar geldiğimizden beri bizlere çok güzel komşuluk örneği gösterdiler. Gerçekten çok misafirperver davrandılar. Bizlere hep yardımcı oldular. Kendilerine ne kadar teşekkür etsek azdır…

Hep birlikte Osmaniye Yolu üzerindeki tarif edilen tezgâha gittik. Oğuzhan Usta, tezgâhının başında sucuk yapıyordu. Üzerinde “Kadirli sucuk” yazan kırmızı bir önlük vardı. Adeta tezgâhını simgeliyordu bu önlük. Adıyla özdeşleşmişti anladığımız kadarıyla. Kısa boylu, kalın gözlüklü biriydi Oğuzhan Usta.

Mis gibi kokular burnumuza dolmuştu. Burası tam Adana Kadirli ile Osmaniye Kadirli Anayollarının kesiştiği noktada bulunuyor. Yıllar önceleri burada bir dispanser vardı. Şimdilerde ise yerini polis lojmanlarına bırakmış. Osmaniye Yolu’nun tam başladığı noktada yer alıyor. 46 Pastanesi olarak adlandırılan mekânın tam karşısında yer alıyor. Adı “Kadirli Sucuk”

Bizi görünce hemen elindeki işe ara verip içten bir tavırla “Buyurun, hoş geldiniz. Şöyle buyurun” diyerek yer gösteriyor. Ortadaki masaya geçiyoruz. Diğer masalardan iki tane daha tabure getiriyor. Küçük küçük yapılmış bu tabureler tezgâh ile bütünleşmişler. Kareyi tamamlıyorlar. Tezgâh son derece temiz. İlgi ise oldukça büyük…

                Yol kenarında üç tekerlekli tabla biçiminde yapılmış bir tezgâh. Üzeri yağmur geçirmeyen plastik branda ile kaplanmış. Üstte bir ocak. Ocakta yanmış kömür bulunuyor. Üzerinde tenekeden yapılmış bir saç bulunuyor. Saç, ateşte iyice ısınmış. Üzeri yağlı. Sucuklar atılıyor. Ateşte döndüre döndüre pişiriliyor. Oğuzhan Usta eline yarım ekmeği alıyor. Arasını bıçakla kesip açıyor. İçini yağa iyice batırıyor. Biraz sonra sucuğun bütün yağları ekmeğe geçiyor. Ekmek artık yumuşacık bir vaziyet alıyor. Rengi ise kıpkırmızı görünüyor. Sanki ekmeği alev almış da yanıyor sanıyorsunuz. Bir ara ekmeği sacın üzerine bırakıp ısınmasını sağlıyor. Eline bir maşa alıp sucukları ters yüz çeviriyor. Onlar pişerken eline soğan alıyor. Diğer eline de bıçağını alıyor. Kendine has bestesiyle başlıyor tık tık tık soğanları ince ince doğramaya. Ses o kadar tatlı geliyor ki size sanki Mozart’ın Türk Marşı’nı dinliyorsunuz. Bu sese kendinizi tamamen teslim ediyorsunuz. Kısa bir süre sonra müzik sesi kesiliyor. Sucukları büyük bir özenle sıcacık olan ekmeğin arasına alınıyor. Az önce doğranan soğanların üzerine sumak konuyor. Elleriyle çarçabuk iyice karıştırıyor. Soğanı ekmek arasına konmuş sucuğun üzerine koyuyor. Onun üzerine de birkaç tane ince ince doğranmış domatesleri koyuyor. Üzerine biraz da tuz ekliyor. Ekmeği bir kâğıda sarıp bize getiriyor. Yanında şalgam suyu tabii.

                Afiyetle yiyoruz. Müthiş bir tat. Yağlar sanki ağzımızda eriyor. Sucuk tadı ağzımıza iyice yayılıyor. Böyle bir tat başka yerde kesinlikle olmaz diyorum kendi kendime. Oğuz Usta’nın sucukları gerçekten çok harika. Harikadan da öte enfes… İnsanın yedikçe yiyesi geliyor…

                Oğuzhan Usta’ya bu işin sırrını soruyorum. “Malzemesinde” diye cevap veriyor. “Her şeyden önce sevgimizi katıyoruz. Malzemesini hazırlarken hiçbir şeyden kaçınmayacaksın. Bütün malzemelerini bol bol vereceksin. Kıvamında yoğuracaksın. Cimrilik yaparsan ve üşenirsen o sucuktan hayır gelmez. İşini severek ve isteyerek yapacaksın. Müşteriyi düşüneceksin. Müşteriye yetersiz malzeme vermeyeceksin. Müşteri memnun kalmazsa bir daha gelmez. Bu bizim işimiz. Müşteri de velinimetimiz. Onları memnun etmek için de malzemenin en iyisini kullanıyoruz.” diyor.  

                Oğuzhan Usta’ya sucuğa hangi malzemeleri koyduğunu sordum: “Neler koymuyoruz ki? Yok, yok bizde.” diye cevap veriyor. Başlıyor saymaya: “İyice kesilmiş, kıyma haline gelmiş etin içine, tuz, kırmızı biber, kara biber, sarımsak, çemen tozu, özel karışımından koyuyoruz. En az 7 çeşit baharat atıyoruz. İyice yoğuruyoruz. Kıvamına geldikten sonra sucuk haline getiriyoruz. Dinlendikten sonra da ocakta pişirip müşteriye sunuyoruz. Müşterilerimiz gerçekten sucuklarımızı çok beğeniyor. Kadirli’de bu işte oldukça iddialıyız” diyor.

                Biz de gerçekten çok beğeniyoruz. Hesabımızı ödeyip, teşekkür ederek oradan ayrılıyoruz. Çaylarımızı içmek üzere Kadirli dışındaki Park Orman denilen bir mekâna doğru hareket ediyoruz…

                Kadirli’ye giderseniz, Oğuzhan Usta’da sucuk-ekmek yemeden sakın ayrılmayınız…

 
Etiketler: Kadirli, Sucuk, Ekmek, ve, Oğuzhan, Usta,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
12 Aralık 2019
YDP’nin Engellenemeyen Yükselişi
09 Aralık 2019
Cehaletin Böylesi Görülmedi
05 Aralık 2019
Avni’ye Göre Hükumetin Gitmesi Çok Yakın
03 Aralık 2019
Dışarısı İçeriden Karanlık
27 Kasım 2019
“ÇUKUROVA YANIYOR” Üzerine
26 Kasım 2019
Veysel Üresin İle Çukurovalı Sanatçılar Hakkında Konuştuk
14 Kasım 2019
Karakütük Köyü’nde Akrabalarla
12 Kasım 2019
Hasan Dede Türbesi ve Kadirli Kent Müzesi
06 Kasım 2019
Kıbrıslılar Bizi Neden Sevmiyor?
01 Kasım 2019
“Kardeşimin Hikâyesi” Üzerine
30 Ekim 2019
KKTC ÇUKUROVALILAR DERNEĞİ Nİ ZİYARET ETTİM
20 Ekim 2019
SESSİZ ÇIĞLIK ÜZERİNE
15 Ekim 2019
Vatan Sana Canım Feda
13 Ekim 2019
“Barış Pınarı” Hayırlı Olsun
09 Ekim 2019
YDP 3. Yılını Kutladı
07 Ekim 2019
I.Akdeniz Uluslararası Araştırmalar Kongresi’nin Ardından
30 Eylül 2019
“ERZİNCAN YÖRESİ ALEVİLERİ”
25 Eylül 2019
İLK YERLİ OPERAMIZ ARAP ALİ DESTANI
23 Eylül 2019
YDP’DE AŞURE GÜNÜ
19 Eylül 2019
ÇUKUROVA TÜRKMENLERİ
18 Eylül 2019
Avni’nin Kehanetleri
12 Eylül 2019
Tekin Bertiz’in Ardından
05 Eylül 2019
OĞUZ BOYLARI KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ BAŞKANI ARİF ZEREN İLE SÖYLEŞTİK
03 Eylül 2019
AVNİ İLE CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ ÜZERİNE KONUŞTUK
25 Ağustos 2019
GÜVERCİNLİK KÖYÜ ÇÖPLÜK MÜ?
20 Ağustos 2019
“Yangın Yerinde” Kabare mi Komedi mi?
19 Ağustos 2019
“GELECEK 100 YIL” Üzerine
15 Ağustos 2019
AVNİ İLE BAYRAMLAŞTIK
05 Ağustos 2019
KAZA “GELİYORUM” DEMEDİ
01 Ağustos 2019
Milli Değerleri Koruma Derneği Ve İsfendiyar Dayı
28 Temmuz 2019
ADANALILAR DERNEĞİ ÇOK İDDİALI GELİYOR
25 Temmuz 2019
AVNİ’YE SORDUM
22 Temmuz 2019
Kenan Akın İle Güncel Konular
18 Temmuz 2019
KİM BU AVNİ?
15 Temmuz 2019
Sadece Suriyelilere mi Vize?
11 Temmuz 2019
BOŞ VERDİM
09 Temmuz 2019
Postamız Nasıl Çalışıyor?
08 Temmuz 2019
Derman Atik İle Tiyatro Üzerine
04 Temmuz 2019
KÜLTÜREL MİRASIMIZI KİM YÖNETİYOR?
27 Haziran 2019
Hakan Tulumbacı İle Sanat Üzerine
27 Haziran 2019
Harun Tulumbacı İle Sanat Üzerine
25 Haziran 2019
Ertaç Hazer İle Kültür-Sanat
21 Haziran 2019
Hükümet Kuruldu Kurulmadan Vuruldu
18 Haziran 2019
DR CEMAL MERT İLE SÖYLEŞTİK
16 Haziran 2019
Gelişmekte Olan Farklı Bir Spor: Okçuluk
13 Haziran 2019
AVNİ’Nİ BÜYÜK İDDİASI
29 Mayıs 2019
Solcu Efendi” Üzerine Birkaç Kelam
23 Mayıs 2019
Kıbrıs’ta Osmanlı Öncesi Türk İzleri
19 Mayıs 2019
TERAPİ Üzerine
15 Mayıs 2019
ZAMAN
22 Nisan 2019
ATA - DEDE YURDUNDA
11 Nisan 2019
BÖYLE YARIŞMA OLUR MU?
07 Nisan 2019
Aşık Veysel Ve Nesimi’yi Anma Toplantısı
02 Nisan 2019
“Yaşamak Nazım Gibi” Oyunu Üzerine
27 Mart 2019
“27 Mart” KKTC İçin Acı ve Buruk Bir Gün
21 Mart 2019
“Kıbrıs’ın Dünü, Bugünü Ve Yarını”
18 Mart 2019
Bütçemiz Error Veriyor
14 Mart 2019
Sen Neymiş Be Abi!
10 Mart 2019
İRSEN KÜÇÜK’ÜN ARDINDAN
05 Mart 2019
Dairelerde Damga Pulu Sorunu
04 Mart 2019
Şerefine İnsanoğlu
01 Mart 2019
Su Akar Güldür Güldür
28 Şubat 2019
YDP Meşalesini Güvercinlik’te Yaktı
27 Şubat 2019
Liderlerden Farklı Söylemler
24 Şubat 2019
Teknoloji Mi, Dedikodu Mu?
19 Şubat 2019
Genç Ama Başarılı Diyebileceğimiz Bir Bakan
18 Şubat 2019
Sendikalarımızın Amacı Ne?
14 Şubat 2019
Öyle Bir Dünyada Yaşıyoruz Ki!
10 Şubat 2019
Uçak Biletleri Ucuzlayacak Mı?
06 Şubat 2019
Türkeş’in Evi
05 Şubat 2019
Sosyal Medya Siyaseti
04 Şubat 2019
Bu Hükümetten Keyif Alıyorum
31 Ocak 2019
Anketle Cumhurbaşkanı Mı Olur?
22 Ocak 2019
ELEKTRİK FATURALARI EZBERE Mİ HESAPLANIYOR?
22 Ocak 2019
Kıbrıs Patatesinden Vaz Mı Geçiliyor?
22 Ocak 2019
Bayrak Namustur Şereftir
18 Ocak 2019
Kıbrıs Patatesinden Vaz Mı Geçiliyor?
11 Ocak 2016
KADINLAR KAHVEHANESİ
Haber Yazılımı