Yazı Detayı
27 Haziran 2019 - Perşembe 16:26
 
NATO, TÜRKİYE ve RUSYA
Birkan Kızılkaya
kibrishakikat@gmail.com
 
 

Türkiye'nin Ortadoğu stratejisi ve sahaya uyguladığı taktiksel faliyetler, Doğu Akdeniz ile ilgili geliştirdiği tutumlar ve Ege'de Yunanistan ile sürtüşmeler bağlamında ABD' nin başını çektiği NATO paktıyla çatışan menfaatlerimizin bulunduğunu görüyoruz. ABD ve Avrupa Birliği ile Suriye konusunda farklı tavırlar içine girmemiz, Doğu Akdeniz alanıyla ilgili özellikle NATO'da aynı masada oturduğumuz ülkeler tarafından yanlız bırakılmak istenmemiz, devamla Rusya ile güncel anlamda yoğunlaşan görüşmelerin gerçekleştiği bir süreci doğurdu.

Tarihsel gelişimiyle Putin ve Erdoğan ilişkilerinin temeline baktığımızda: Dönemin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün 2004 yılında yaptığı Rusya ziyaretleri ile başlayan süreç, 2004'ten sonra liderlerin sıklıkla görüştüğü ve Putin'nin 5-6 Aralık 2004'te gerçekleştirdiği Türkiye ziyareti ile Rusya Federasyonu'nun kurulmasından sonra liderler bazında görüşmelerin yapıldığı ilk yıllardı. Bu 2004 yılında başlayan süreç ikili ilişkiler açısından önem arz etmekte. Bu gelişmeler uzun bir dönem bir araya gelmeyen Rus ve Türk karar alıcılarının yeni bir sürece evrilmeleriyle açıklanabilir. 2002 yılından itibaren Ak Parti iktidarı sürecinde daha da somutlaşan ve yoğunlaşan görüşmeler, "uçak ve diplomat" olayları haricinde sekteye uğramadan günden güne üzerine eklenerek geliştirildi. Bu süreç, 15 Temmuz'dan sonra darbecilerden değilde meşru iktidardan yana tavır geliştiren Rus karar alıcılarının tavırları ile pekişti ve Türkiye ile Rusya arasındaki ticari hacim büyüyerek ekonomiye doğrudan katkı sağladı. Bu ilişkilerin hızlanmaya başladığı ilk yıllarda; AB, Rusya'yla her dirsek temasına giriştiğimizde Türkiye'yi birlik hukukuna dahil etmek adına yeni süreçler geliştiriyor (Helsinki Süreci), Rusya'yla görüşmelerin hızını kesitiğimizde ise birlik hukukuna dahil olma süreçlerini sekteye uğratıyordu. Şu anki güncel gelişmelere baktığımızda ise, NATO'nun başını çeken ABD ve Avrupa Birliğine üye olan bazı devletler; Rusya ile ilişkileri hızlandırdığımızda, önceki tavırları olan kendi yanlarına çekme girişimlerinden ziyade, sert bir şekilde ekonomik ve siyasi yaptırımlar arayışına girdiklerini görmekteyiz.

Bu gelişmeler ışığında milletimizin menfaatlerini gözeterek, keskin söylemler ile dost veya düşman yakıştırmaları içine girmeden güncellenen bir uluslararası ilişkiler zincirinin oluşturması önemle gerekmektedir. Aksi hâlde NATO'ya tamamen bel bağlamamız veya Rusya tarafıyla körü körüne ilişkiler geliştirip batıya yönelik kapalı bir tutum geliştirmemiz, olumsuz yansımasını hem bölgesel olarak verdiğimiz tavizlerden, hemde ekonomik yaptırımlardan hissettirir...

 
Etiketler: NATO,, TÜRKİYE, ve, RUSYA, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı