Yazı Detayı
03 Mayıs 2020 - Pazar 13:56
 
NEYSENİZ ONA DÖNÜŞECEKSİNİZ!
Doç.Dr. Melahat Arıklı
 
 

Bu sözleri yazarken gereksiz davranış ve duygularla ruhumuzu ne kadar çok yorduğumuzu fark ettim. İki aydır evde izole olmuş tüm insanlarımız gibi bende birçok şeyi ölçüp tarttım. Tabi bu süreçte düşündük, yazdık, teşekkür ettik, kızdık ve birçok duyguyu yaşayarak öğrenmiş olduk. Değerlerimizi, yanlışlarımızı, eksikliklerimizi fark ettik.

Bende keşke diyorum, çünkü ne yazık ki gördüğüm kadarıyla bu fark edişler uzun sürmeyecek. Her şey düzene girmeye başladığı anda değişimler başlamış bile. Çok abartmıştık yemeleri, içmeleri, gezmeleri, saçma sapan hareketlerle sosyetik partileri… Doğa ana bize ne demişti? Durun sadeleşin, sağlığınıza dikkat edin dedi, teşekkürler, ama biz akıllanmıyoruz.

Bizler genel olarak tüketmeye eğilimliyiz, tüketimle statü kazanmanın toplumumuzda önem kazandığını sanıyoruz. Bir çoğumuzun akıllı telefonları ve tabletleri var, ama onların aklını ne kadar kullanıyoruz, onlar sadece gösteriş için mi? Zengin, statüsü geniş insanlarla görüşmek, en lüks tatillere gitmek, dünyayı gezdiğimizi göstererek daha çok saygı ve sevgi mi göreceğiz? Ne yazık ki hayır, çünkü nerden geldiğinizi unuttuğunuz an sizi sevip saymaları için böyle saçma sapan kılıklara girmek zorunda kalıyorsunuz.

Bitmesini istediğimiz bu görüntüleri görmeye devam edeceğiz, çünkü yaşadığımız çağ “fazlalık çağı”, içinde olduğumuz bu süreç bize fazlalıklardan kurtulun mesajı verdi. Her şey çok fazlaydı; tüketim, eğlence, rekabet, mahalle baskısı gibi. Bu saçmalıklara uymuyorsan dışarda kalıyorsun, bu bir tür ilgi rahatsızlığıdır.

Ezilmiş olan duygularını bastırarak özünü gizlemek, ne acıdır ki karakterinle, işinle, duruşunla değil de bu hayatı kendin olmadan sırf başkaları tarafından kabul görmek için yaşamak. Düşünüldüğü zaman tüketerek değil de üreterek geçmişini, geleceğini severek yaşamak sana daha huzurlu gelmiyor mu? Hayatta neye karar verirseniz verin, ancak özgür iradeden daha güçlü bir şey vardır; bilinçaltımız.

Sonuç itibariyle neyseniz ona dönüşeceksiniz, ruhunuza gereksiz tahribat yapmayın, çünkü yıllar çabuk geçiyor. Mavi ile yeşilin karışımı olan, ruhunuzu okşayan o huzur rengi turkuaz gibi rahatlamış olun. Ben kendi adıma söyleyebilirim ki öğreniyorum, farkına varıyorum, ama bu süreçte öğrendiğim en güzel şey; “Hayatta özel günler yoktur, özel anlar vardır ve onun ne zaman geleceğini bilemezsin.” Hayattaki en güzel sürpriz de budur, sağlıkla kalın…

 
Etiketler: NEYSENİZ, ONA, DÖNÜŞECEKSİNİZ!,
Yorumlar
Haber Yazılımı