Yazı Detayı
09 Temmuz 2019 - Salı 17:15
 
Postamız Nasıl Çalışıyor?
Hakan Yozcu
kibrishakikat@gmail.com
 
 

Kadirli’nin yetiştirdiği son dönem roman yazarlarımızdan biri de Sayın Ali Kocaman’dır.

                Ali Kocaman arkadaşımız, geçenlerde beni arayarak posta adresimi istedi: “Size yazdığım romanlarımı göndereceğim. Bana adresinizi verebilir misiniz? Eserlerim hakkındaki düşüncelerinizi öğrenmek istiyorum” dedi. Ben de Mağusa adresimi vererek “Eserlerinizi okuyup düşüncelerimi bir makale halinde yazıp gazetede yayınlarım” diye söz verdim.

                Ertesi gün, Sayın Ali Kocaman, “Kitapları postaya verdiğini, bir hafta içinde alabileceğimi” söyledi.  Ben de heyecanla beklemeye başladım.

                Bu arada site girişindeki güvenliğe sordum. “Bana yakında bir posta gelecek. Eğer alırsanız bekletmeden beni arayın” dedim. Onlar da “Olur” diyerek beklemeye koyulduk.

                Tabii zaman su gibi akıp geçiyor. Bir haftalık süre de bir çırpıda geçiverdi. Girişteki güvenliğe sordum. “Posta var mı?”Yok, abi bize bir şey gelmedi. Gelirse biz, sizi arayacağız.” Birkaç gün daha bekledim. Site görevlileri yine “Bir şey gelmediğini, istersem gidip postaya sorabileceğimi ve bunun daha iyi olacağını” söylediler. Ben de iki gün sonra postaya gittim.

                Öğleye yakın saatler idi. Posta ofisine girdim. Hemen girişte solda camekânların önünde oturan bir beye seslenip, kendimi tanıttım. 10 gün kadar adıma bir postanın gönderildiğini, içinde kitap olduğunu; fakat elime bir türlü geçmediğini, bu nedenle buradan öğrenip öğrenemeyeceğimi sordum. Görevli kişi fazla umursamaz bir halde “Posta numarası var mı?” diye sordu. Ben de “Elimde her hangi bir numara yok” dedim. Görevli: “Numara olmazsa bir şey yapamam” dedi. Ben: “İsme göre bakıp bulamaz mısınız?” dedim. Adamın sesini biraz yükseldi: “Beyefendi, yüzlerce, binlerce posta geliyor. Hangisinin arasından nasıl bulayım? Numara varsa elinde ver, hemen bulayım” dedi. Maalesef elimde öyle bir numara yoktu.

                “Bilgisayardan falan bakıp bulamaz mısınız?” dedim. “Hayır, bulamam” dedi. “Numara şart” Ben ısrarla “Bir baksanız, kaybolup gitmesin sonra” dedim. Adam artık usanmış olmalıydı ki “Bakın beyefendi. Elinizde bir numara yoksa bulamam. Merak etmeyin, burada hiçbir şey kaybolmaz. Posta gelir sizi bulur” dedi. “Ben, Saklıkent’te oturuyorum. Oraya bildiğim kadarıyla posta gelmiyor” dedim. Adam “Her yere postamız gidiyor. Mutlaka elinize geçecektir. Siz sabırla bekleyin yeter ki” dedi.

                Öyle anlaşılıyor ki biraz üstelesem, biraz daha ısrar etsem adam beni ya kovacak; ya da oracıkta yaka paça kavga edeceğiz. Kendi kendimi telkin ederek sakin olmamı, sabır etmemi, nasılsa elime geçeceğini söyledim. Bu, kendimi rahatlatmaktan başka bir şey değildi. Daha doğrusu işi büyütmemek adına, alttan almaktan başka bir şey değildi.  

                “Peki, teşekkür ederim” diyerek ayrıldım oradan.

                Günler, günleri kovaladı. Sitenin her önünden geçişimde görevlilerin bana sesleneceği umuduyla bakıyor, belki postayı verirler diye hayal ediyordum. Ama nafile bütün düşüncelerim  boşa çıktı. Ne seslenen vardı, ne de elime bir şeyler tutuşturan… Her defasında hayal kırıklığı ile geçiyordum kapının önünden…

                Bir aydan fala bir süre oldu. Hala ne gelen var, ne de postayı getiren var. Postanın önünden geçiyorum, girip bir daha sorayım diyorum. Fakat cesaret edip içeri giremiyorum. Çünkü bu defa “Kesinlikle kavga ederiz” diye düşünüyorum. “Nasıl olsa gelir” diye vazgeçiyorum sormaktan…

                Ama ne gelen oluyor, ne de bir şey getiren…

                Sayın Ali Kocaman’a sosyal medyadan mesaj atıp durumu izah ediyorum. O da biraz sonra bana, posta kâğıtlarını ve numarasını atıyor. Sevinçle alıyorum bunları. Telefonumla fotoğraflarını çekiyorum. Ertesi gün koşarak postanenin yolunu tutuyorum.

                Aynı yerde bu defa sarışın bir bayan oturuyor. Bayan olması daha iyi diye düşünüyorum. Hiç değilse daha anlayışlı olur ve kavga çıkarmaz diye düşünüyorum. Kibarca seslenip durumumu anlatıyorum. “Numaranız var mı?” diyor. Ben de telefonumu uzatıp numarayı gösteriyorum. Okuyor. Sonra bilgisayarın başına geçip “Bakalım” diyor…

                Açıyor bilgisayarı. Numarayı giriyor. Yüzünde bir şaşkınlık beliriyor. “Aaa!” diyor. Anlıyorum ki bir terslik var. “Ne oldu?” diyorum. “Gelmemiş mi?” Bayan: “Gelmiş de” diyor ve bekliyor…

                Ben artık sabırsızım. Bir cevap bekliyorum. Bayan devam ediyor: “Beyefendi, postanız gelmiş. Fakat bir aydan fazla beklemiş. Siz de aramamışsınız. Bu nedenle de posta geri gönderilmiş. Bakın şu tarihte gelmiş, şu tarihte de gönderilmiş. Bu gün de İstanbul’da onaylanmış. Geldiği adrese geri gidecek. Yani şu an postanız İstanbul’da” diyor.

                Artık kızsam mı, gülsem mi bilemiyorum. Resmen bir komedi yaşıyorum. “Bir ay önce buraya geldiğimi, bir beyin bana ufaktan kızarak merak etmememi, postanın mutlaka beni bulacağını, adresime bildireceklerini söylediğini” anlatıyorum. Bayan “Özür dilerim. Şu an için yapacak bir şey yok. Numaranızı da yazmamışlar. Telefon numaranız olsaydı aranırdınız. Takip olarak da gönderilmemiş. Siz de aramayınca umut kesilmiş ki geri gönderilmiş” diyor. “Ben aradım” diyorum. Bayan “Üzgünüm” diyor.

                Gülüyorum tabii. Kendi kendime “Postamız böyle mi çalışıyor. Hem adama güveni veriyorsunuz hem de arama zahmetine dahi katlanmıyorsunuz.” Demekten kendimi alamıyorum.. Bayan, gayet nazik davranıyor: “Özür dilerim beyefendi şu an yapacak bir şey yok. Dilerseniz İstanbul’u arayıp tekrar geri yollanmasını sağlayabilirsiniz” diyor. “Bu benim işim mi?” diyorum kendi kendime. Bayanı da üzmek istemiyorum. Çünkü gerçekten iyi niyetli biri.        

                “Postanın suçunu ben mi çekeceğim?” demekten kendimi alamıyorum. Dilerlerse İstanbul ile görüşüp postanın tekrar geri dönmesini, geç de olsa bana ulaşmasını sağlayabilirler. Ama gördüğüm kadarıyla o niyetleri hiç yok… O nedenle ben de tartışma çıkmaması adına susuyorum ve orayı gülerek terk ediyorum.

                Geriye bana sadece bu anıları köşeme taşımak kalıyor.

                21. yüzyıla girerken postamızın hala ilkel şartlarda çalışıyor olmasına bir türlü anlam veremiyorum…

 
Etiketler: Postamız, Nasıl, Çalışıyor?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
05 Temmuz 2020
KIBRIS TÜRK EDEBİYATININ PARLAYAN GÜNEŞİ
26 Haziran 2020
ŞAİR ALPER ÖZSAKINÇ İLE ŞİİR ÜZERİNE KONUŞTUK
15 Haziran 2020
Anahtar Sizde
11 Haziran 2020
GÜNEYE GİDEN İŞÇİLER
18 Mayıs 2020
YANGINLAR CİĞERİMİZİ PARÇALADI
14 Mayıs 2020
PİLE’DE SULAR DURULMUYOR
12 Mayıs 2020
CORONA TURİZMİMİZİ VURMASIN
03 Mayıs 2020
OKULLAR TATİL EDİLMELİ
30 Nisan 2020
ADANALIM
29 Nisan 2020
CORONADA BUNDAN SONRASI
21 Nisan 2020
“Bitemeyen Proje” Üzerine
13 Nisan 2020
SOYLU’NUN İSTİFASI ÜZERİNE
06 Nisan 2020
CEVAHİR CAŞGİR’DEN “YÜZSÜZ ŞİİRLERİM”
30 Mart 2020
Vefa Arayan Şair’den “Kalbim Senindi” Romanı
12 Mart 2020
Coronavirüs’ü De Oyuncak Ettik
09 Mart 2020
Sınırlarımızda Biber Gazı ve Cop
05 Mart 2020
İlke Susuzlu İle Tiyatro Konuştuk
03 Mart 2020
Diyetisyen Olmak
02 Mart 2020
Kadirli İdlip’te Şehit Olan Evladına Ağladı
01 Mart 2020
İskenderun Belediyesi Tiyatro Topluluğu
26 Şubat 2020
Herkese Küsmek?
25 Şubat 2020
ZABITALARIN GAZİLERLE ZORU NEDİR?
24 Şubat 2020
YDP Cumhurbaşkanlığı Manifestosunu Açıkladı
20 Şubat 2020
İskele Yine Karıştı
18 Şubat 2020
ÖĞRETMENİMİZ METİN BİÇER’İN ARDINDAN
17 Şubat 2020
“Bir Ahi Zaman” Oyunu
13 Şubat 2020
Ölçü Dozunu Aşmamak Gerek
12 Şubat 2020
Artık Bir Edebiyat Tarihimiz Var
10 Şubat 2020
Nihal Salman İle Aile Üzerine Bir Sohbet
06 Şubat 2020
Taşkent Doğa Parkı
04 Şubat 2020
KIBRIS TÜRK EDEBİYATI DEV BİR ESERE KAVUŞTU
31 Ocak 2020
Baş Döndürücü Gelişmeler Oluyor
29 Ocak 2020
Yüzde 5.5 Artış mı Dediniz?
27 Ocak 2020
GEÇMİŞ OLSUN TÜRKİYE’M
23 Ocak 2020
YDP’nin Adayı Prof. Arıklı
14 Ocak 2020
YDP’den Gövde Gösterisi
13 Ocak 2020
Avni’ye Göre “İstanbul Daveti”
09 Ocak 2020
Erdinç Akgür İle Devlet Tiyatroları’nı Konuştuk
08 Ocak 2020
Avni’ye Göre Yeni Hükumet
06 Ocak 2020
Son Durak Meyhanesi
03 Ocak 2020
YENİ YILDA YENİ UMUTLARIMIZ
02 Ocak 2020
Doğu Türkistan Gerçekleri
30 Aralık 2019
Kıbrıs Türkünün Bağımsızlık Mücadelesi
26 Aralık 2019
Sebahattin Kurt İle Çukurovalıları Konuştuk
22 Aralık 2019
“WOYZECK” Oyunu Üzerine
19 Aralık 2019
ADAYLAR YAVAŞ YAVAŞ AÇIKLANIYOR
15 Aralık 2019
Dursun Koç İle Sporumuz ve Denizcilik Üzerine Konuştuk
12 Aralık 2019
YDP’nin Engellenemeyen Yükselişi
09 Aralık 2019
Cehaletin Böylesi Görülmedi
05 Aralık 2019
Avni’ye Göre Hükumetin Gitmesi Çok Yakın
03 Aralık 2019
Dışarısı İçeriden Karanlık
27 Kasım 2019
“ÇUKUROVA YANIYOR” Üzerine
26 Kasım 2019
Veysel Üresin İle Çukurovalı Sanatçılar Hakkında Konuştuk
18 Kasım 2019
Kadirli Sucuk Ekmek ve Oğuzhan Usta
14 Kasım 2019
Karakütük Köyü’nde Akrabalarla
12 Kasım 2019
Hasan Dede Türbesi ve Kadirli Kent Müzesi
06 Kasım 2019
Kıbrıslılar Bizi Neden Sevmiyor?
01 Kasım 2019
“Kardeşimin Hikâyesi” Üzerine
30 Ekim 2019
KKTC ÇUKUROVALILAR DERNEĞİ Nİ ZİYARET ETTİM
20 Ekim 2019
SESSİZ ÇIĞLIK ÜZERİNE
15 Ekim 2019
Vatan Sana Canım Feda
13 Ekim 2019
“Barış Pınarı” Hayırlı Olsun
09 Ekim 2019
YDP 3. Yılını Kutladı
07 Ekim 2019
I.Akdeniz Uluslararası Araştırmalar Kongresi’nin Ardından
30 Eylül 2019
“ERZİNCAN YÖRESİ ALEVİLERİ”
25 Eylül 2019
İLK YERLİ OPERAMIZ ARAP ALİ DESTANI
23 Eylül 2019
YDP’DE AŞURE GÜNÜ
19 Eylül 2019
ÇUKUROVA TÜRKMENLERİ
18 Eylül 2019
Avni’nin Kehanetleri
12 Eylül 2019
Tekin Bertiz’in Ardından
05 Eylül 2019
OĞUZ BOYLARI KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ BAŞKANI ARİF ZEREN İLE SÖYLEŞTİK
03 Eylül 2019
AVNİ İLE CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ ÜZERİNE KONUŞTUK
25 Ağustos 2019
GÜVERCİNLİK KÖYÜ ÇÖPLÜK MÜ?
20 Ağustos 2019
“Yangın Yerinde” Kabare mi Komedi mi?
19 Ağustos 2019
“GELECEK 100 YIL” Üzerine
15 Ağustos 2019
AVNİ İLE BAYRAMLAŞTIK
05 Ağustos 2019
KAZA “GELİYORUM” DEMEDİ
01 Ağustos 2019
Milli Değerleri Koruma Derneği Ve İsfendiyar Dayı
28 Temmuz 2019
ADANALILAR DERNEĞİ ÇOK İDDİALI GELİYOR
25 Temmuz 2019
AVNİ’YE SORDUM
22 Temmuz 2019
Kenan Akın İle Güncel Konular
18 Temmuz 2019
KİM BU AVNİ?
15 Temmuz 2019
Sadece Suriyelilere mi Vize?
11 Temmuz 2019
BOŞ VERDİM
08 Temmuz 2019
Derman Atik İle Tiyatro Üzerine
04 Temmuz 2019
KÜLTÜREL MİRASIMIZI KİM YÖNETİYOR?
27 Haziran 2019
Hakan Tulumbacı İle Sanat Üzerine
27 Haziran 2019
Harun Tulumbacı İle Sanat Üzerine
25 Haziran 2019
Ertaç Hazer İle Kültür-Sanat
21 Haziran 2019
Hükümet Kuruldu Kurulmadan Vuruldu
18 Haziran 2019
DR CEMAL MERT İLE SÖYLEŞTİK
16 Haziran 2019
Gelişmekte Olan Farklı Bir Spor: Okçuluk
13 Haziran 2019
AVNİ’Nİ BÜYÜK İDDİASI
29 Mayıs 2019
Solcu Efendi” Üzerine Birkaç Kelam
23 Mayıs 2019
Kıbrıs’ta Osmanlı Öncesi Türk İzleri
19 Mayıs 2019
TERAPİ Üzerine
15 Mayıs 2019
ZAMAN
22 Nisan 2019
ATA - DEDE YURDUNDA
11 Nisan 2019
BÖYLE YARIŞMA OLUR MU?
07 Nisan 2019
Aşık Veysel Ve Nesimi’yi Anma Toplantısı
02 Nisan 2019
“Yaşamak Nazım Gibi” Oyunu Üzerine
27 Mart 2019
“27 Mart” KKTC İçin Acı ve Buruk Bir Gün
21 Mart 2019
“Kıbrıs’ın Dünü, Bugünü Ve Yarını”
18 Mart 2019
Bütçemiz Error Veriyor
14 Mart 2019
Sen Neymiş Be Abi!
10 Mart 2019
İRSEN KÜÇÜK’ÜN ARDINDAN
05 Mart 2019
Dairelerde Damga Pulu Sorunu
04 Mart 2019
Şerefine İnsanoğlu
01 Mart 2019
Su Akar Güldür Güldür
28 Şubat 2019
YDP Meşalesini Güvercinlik’te Yaktı
27 Şubat 2019
Liderlerden Farklı Söylemler
24 Şubat 2019
Teknoloji Mi, Dedikodu Mu?
19 Şubat 2019
Genç Ama Başarılı Diyebileceğimiz Bir Bakan
18 Şubat 2019
Sendikalarımızın Amacı Ne?
14 Şubat 2019
Öyle Bir Dünyada Yaşıyoruz Ki!
10 Şubat 2019
Uçak Biletleri Ucuzlayacak Mı?
06 Şubat 2019
Türkeş’in Evi
05 Şubat 2019
Sosyal Medya Siyaseti
04 Şubat 2019
Bu Hükümetten Keyif Alıyorum
31 Ocak 2019
Anketle Cumhurbaşkanı Mı Olur?
22 Ocak 2019
ELEKTRİK FATURALARI EZBERE Mİ HESAPLANIYOR?
22 Ocak 2019
Kıbrıs Patatesinden Vaz Mı Geçiliyor?
22 Ocak 2019
Bayrak Namustur Şereftir
18 Ocak 2019
Kıbrıs Patatesinden Vaz Mı Geçiliyor?
11 Ocak 2016
KADINLAR KAHVEHANESİ
Haber Yazılımı