Yazı Detayı
04 Mart 2019 - Pazartesi 19:04
 
Şerefine İnsanoğlu
Hakan Yozcu
kibrishakikat@gmail.com
 
 

İskele Belediye Tiyatrosu, yeni oyunuyla Gazimağusa seyircisine “Merhaba” dedi.

                28 Şubat 2019 akşamı Gazimağusa Rauf Raif Denktaş Kültür Ve Kongre Merkezi’nde Toygun Orbay’ın yazdığı, Sami Yakar’ın yönettiği ve İskele Belediyesi Tiyatrosu’nun sahnelediği “Şerefine İnsanoğlu” adlı oyunu izledim.

                Farklı ve bol mesajlar içeren, savaş karşıtı bir oyun. Özellikle günümüzde Dünyanın birçok yerinde yaşanan savaşlar, bu oyunun önemini daha da artırıyor.

                Dünyanın her döneminde birçok savaş yaşanmıştır. Bu savaşlarda birçok masum insan ölmüş, yaşlı, kadın, genç demeden birçok canın yok olmasına neden olmuştu. Özellikle çocukların çok fazla olması, tüm kafalarda soru işareti oluşturdu. Neden çocuklar ölüyor?

                İşte oyunda  “Çocuklar ölmesin” teması ele alınıyor. Çocuklar, Savaşlarda ölmesin vekör bir kurşun ile pisi pisine gitmesin düşüncesi anlatılıyor.

                Oyun, sinevizyon destekli olarak savaş sahneleri  ile başlıyor. Salonu Silah sesleri, bomba sesleri, çığlıklar kaplıyor. Kendinizi adeta bir savaşın ortasında hissediyorsunuz. Savaşın tüm kötülüğü, ölen çocuklar, masum insanlar, kaçışanlar, yaralananlar gözler önüne seriliyor.

                Tabii tüm bunlarla birlikte efektler çok iyi bir şekilde veriliyor. Müzik, oyunun teması ile adeta bütünleşerek aktarılıyor.

                Oyunu,  genelde ele aldığımızda, her kesimden insanları ele alıyor. Sokakta yaşayan gariban insanlar. Parasız, pulsuz, aç, üstü- başı yırtık, kirli olan insanlar. Diğer tarafta da silah tüccarlığı yaparak zengin olan ve para kazanmak uğruna masum insanların ölmesine göz yuman cani insanlar. Bunlar, savaşın etkisinden rant sağlayan umursamaz, vurdumduymaz insanlar.

                Oyunda insan, acımasız, vahşi ve menfaatçi olarak gösteriliyor. Gözü paraya doymayan, bu uğurda diğer insanlara kıyan bir canavar olarak ele alınıyor.

                Oyun başladığında kış aylarının soğuk ve karlı gecelerinde sokakta yaşayan Marta ve Charlie sahneye çıkıyor. Bunlar, toplumun atılmış, dışlanan, masum, yoksul ve gariban kesimini temsil ediyorlar.

                Yazar, birçok mesajını bu insanlar üzerinden veriyor izleyiciye. “Charlie: Zaten şarap için savaşılmaz,” dediğinde Marta soruyor:  “Neden çıkar peki, bu savaş dediğin?” Charli de: “Açgözlülükten... Çıkar, para, zenginlik, ne dersen de... Yani bir şeyler elde etmen lazım, savaşmak için. Daha bolluk içinde olmanı sağlayacak bir şeyler. Toprak gibi, maden gibi. Kısaca, başkalarının olan bazı şeylerin senin olması için yapılır savaş. Yani, açgözlülük olmasa savaş olmazdı. Gerçi, bazen kendini ya da sana ait olanları korumak için de savaşabilirsin; ama o zaman da başkasının açgözlülüğü söz konusudur. Yani, temel neden değişmez.” diye cevap verir.

 

Marta Charli’ye, “Çok kötü Charlie, çok, çok kötü... Çocuklar ölüyorlar Charlie, koca gözlü çocuklar...” dediğinde Charlie: “Büyükler de ölüyor.” diye cevap veriyor.

                İşte savaş böyle kötü bir şey. Savaş, kimlerin öldüğüne bakar mı? Çocuk ölmüş, yaşlı ölmüş, kadın-erkek ölmüş bakar mı? Savaş demek, ölüm demektir. Ve bu ölüm de herkes için vardır savaşta.   Savaş, yaş sormaz, cinsiyet sormaz, kimlik sormaz… Önüne gelenin canını alır, yok eder. İşte Charlie buna anlatmak ister Marta’ya verdiği cevapta: “Savaş varsa, ölenler olacak… Küçük ya da büyük… Şişman, zayıf, evli, bekar, zengin, yoksul… Olacak bunlar, Martha !”

                Oyunun ilerleyen sahnelerinde insan yaşamının silah tacirlerini temsil eden zengin adamlarını da Howard temsil eder. Eşiyle yaptığı tartışmada bunları dile getirir:  “Savaşlar, çoğu kez kar-zarar hesabıyla yapılır yavrum. Bak, ne zaman büyük ekonomik buhranlar kasıp kavurmaya başlasa ortalığı, savaş gelir ardından. Büyük savaşı düşünsene? O savaşın galibi olmasaydık, bu günlerin bolluğunu zor görürdük.”

                Bu tür silah tacirlerine göre, insan yaşamının veya hayatının önemi yoktur. Onlar için önemli olan yegâne şey paradır. Silah satılsın, para kazanılsın o yeter. Kim nasıl ölürse ölsün önemli değildir onlar için.

                Memleketinden binlerce kilometre uzaktaki bir ülkede savaşan bir çavuşun esirlere işkence etmesinden dolayı savaş suçlusu sayılması ve bu nedenle yargılanması ele alınır. Oyunda, okumuş, yüksek mertebelere gelmiş bir psikiyatrist ve avukatın, onu kurtarmak için verdiği uğraşı izliyoruz.

Yıllarca hapiste yatan ve sinir bunalımları geçiren çavuş hapisten çıkarılır. Ama artık o, normal yaşamda değildir. Savaşı sorgular. Yanında ölen arkadaşlarının suçunu sorgular. Kolsuz, bacaksız kalan, kör olan arkadaşlarını sorgular. Binlerce kilometre uzaklıktaki bir ülkede neden savaştıklarını sorgular. Bu rolün hakkını Yalçın Arıcı en iyi şekilde veriyor oyunda.

Tarih tekerrürden ibarettir dercesine, çavuşu hapisten çıkaran psikiyatrist de cinayet suçundan hapse girer ve Çavuşu anlamaya başlar…

Oyunun, konusu ve verdiği mesajlar bakımından ilgi ile izlenen bir oyun olduğunu söyleyebilirim. Sıkılmadan ve merakla izleyebiliyorsunuz.

Oyuncular, rollerini hayli özümsemişler. Bana göre oldukça başarılı idiler. Bunda Yönetmen Sami Yakar’ın da payı oldukça büyük. Çünkü oyuncuların ve oyun üzerinde adeta ilmek ilmek işleme yapmış. Dekorundan, müziğine kadar her şeyi yerli yerince düşünmüş.

İskele Belediye Tiyatrosu’nu ilk kurulduğundan bu yana bütün oyunlarını izledim. Diyebilirim ki oyuncular bu alanda hayli mesafe kat etmişler. Kendilerini çok iyi geliştirmişler. Artık çıraklık dönemlerini çoktan geride bırakmışlar. Hatta ustalaşmışlar bile diyebiliriz. Avukat Ralp Hodgson rolündeki Burkay M. Uzun müthiş bir ses tonuna sahip. Profesyonellere taş çıkartacak nitelikte. Yani bir tiyatro için aranan tüm özellikler var bu oyucuda. Yolunun açık olmasını diliyorum.

Oyunda Aliye Bozdağ, Murat Sirhan, Burkay M Uzun, Bilal Dericioğlu, Yalçın Arıcı, Cihan Yıldız, Sıla Akgün rol almışlar.

Teknik sorumlu Arda İlteriş, suflöz Muhterem Hocaoğluları, Ses-Işık-Efektte ise Ebru Kırmızı görev almışlar.

Oyunda görev alan tüm arkadaşları kutluyorum.

Eğer savaş karşıtı iseniz, barış yanlısı bir kişiliğe sahipseniz, zevkli ve hoş bir vakit geçirmek istiyorsanız, bu oyunu mutlaka izleyiniz.

 
Etiketler: Şerefine, İnsanoğlu,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
03 Ağustos 2020
“GECENİN KARANLIĞINDA ÜŞÜMEK” İSTER MİSİNİZ?
29 Temmuz 2020
HÜSEYİN ÇAKIRLI’NIN ARDINDAN
19 Temmuz 2020
ESAT DÜNKİ İLE GAZİLERİ KONUŞTUK
14 Temmuz 2020
BÜSKÜVÜTÇÜ İLE GÜNCEL KONULARI KONUŞTUK
05 Temmuz 2020
KIBRIS TÜRK EDEBİYATININ PARLAYAN GÜNEŞİ
26 Haziran 2020
ŞAİR ALPER ÖZSAKINÇ İLE ŞİİR ÜZERİNE KONUŞTUK
15 Haziran 2020
Anahtar Sizde
11 Haziran 2020
GÜNEYE GİDEN İŞÇİLER
18 Mayıs 2020
YANGINLAR CİĞERİMİZİ PARÇALADI
14 Mayıs 2020
PİLE’DE SULAR DURULMUYOR
12 Mayıs 2020
CORONA TURİZMİMİZİ VURMASIN
03 Mayıs 2020
OKULLAR TATİL EDİLMELİ
30 Nisan 2020
ADANALIM
29 Nisan 2020
CORONADA BUNDAN SONRASI
21 Nisan 2020
“Bitemeyen Proje” Üzerine
13 Nisan 2020
SOYLU’NUN İSTİFASI ÜZERİNE
06 Nisan 2020
CEVAHİR CAŞGİR’DEN “YÜZSÜZ ŞİİRLERİM”
30 Mart 2020
Vefa Arayan Şair’den “Kalbim Senindi” Romanı
12 Mart 2020
Coronavirüs’ü De Oyuncak Ettik
09 Mart 2020
Sınırlarımızda Biber Gazı ve Cop
05 Mart 2020
İlke Susuzlu İle Tiyatro Konuştuk
03 Mart 2020
Diyetisyen Olmak
02 Mart 2020
Kadirli İdlip’te Şehit Olan Evladına Ağladı
01 Mart 2020
İskenderun Belediyesi Tiyatro Topluluğu
26 Şubat 2020
Herkese Küsmek?
25 Şubat 2020
ZABITALARIN GAZİLERLE ZORU NEDİR?
24 Şubat 2020
YDP Cumhurbaşkanlığı Manifestosunu Açıkladı
20 Şubat 2020
İskele Yine Karıştı
18 Şubat 2020
ÖĞRETMENİMİZ METİN BİÇER’İN ARDINDAN
17 Şubat 2020
“Bir Ahi Zaman” Oyunu
13 Şubat 2020
Ölçü Dozunu Aşmamak Gerek
12 Şubat 2020
Artık Bir Edebiyat Tarihimiz Var
10 Şubat 2020
Nihal Salman İle Aile Üzerine Bir Sohbet
06 Şubat 2020
Taşkent Doğa Parkı
04 Şubat 2020
KIBRIS TÜRK EDEBİYATI DEV BİR ESERE KAVUŞTU
31 Ocak 2020
Baş Döndürücü Gelişmeler Oluyor
29 Ocak 2020
Yüzde 5.5 Artış mı Dediniz?
27 Ocak 2020
GEÇMİŞ OLSUN TÜRKİYE’M
23 Ocak 2020
YDP’nin Adayı Prof. Arıklı
14 Ocak 2020
YDP’den Gövde Gösterisi
13 Ocak 2020
Avni’ye Göre “İstanbul Daveti”
09 Ocak 2020
Erdinç Akgür İle Devlet Tiyatroları’nı Konuştuk
08 Ocak 2020
Avni’ye Göre Yeni Hükumet
06 Ocak 2020
Son Durak Meyhanesi
03 Ocak 2020
YENİ YILDA YENİ UMUTLARIMIZ
02 Ocak 2020
Doğu Türkistan Gerçekleri
30 Aralık 2019
Kıbrıs Türkünün Bağımsızlık Mücadelesi
26 Aralık 2019
Sebahattin Kurt İle Çukurovalıları Konuştuk
22 Aralık 2019
“WOYZECK” Oyunu Üzerine
19 Aralık 2019
ADAYLAR YAVAŞ YAVAŞ AÇIKLANIYOR
15 Aralık 2019
Dursun Koç İle Sporumuz ve Denizcilik Üzerine Konuştuk
12 Aralık 2019
YDP’nin Engellenemeyen Yükselişi
09 Aralık 2019
Cehaletin Böylesi Görülmedi
05 Aralık 2019
Avni’ye Göre Hükumetin Gitmesi Çok Yakın
03 Aralık 2019
Dışarısı İçeriden Karanlık
27 Kasım 2019
“ÇUKUROVA YANIYOR” Üzerine
26 Kasım 2019
Veysel Üresin İle Çukurovalı Sanatçılar Hakkında Konuştuk
18 Kasım 2019
Kadirli Sucuk Ekmek ve Oğuzhan Usta
14 Kasım 2019
Karakütük Köyü’nde Akrabalarla
12 Kasım 2019
Hasan Dede Türbesi ve Kadirli Kent Müzesi
06 Kasım 2019
Kıbrıslılar Bizi Neden Sevmiyor?
01 Kasım 2019
“Kardeşimin Hikâyesi” Üzerine
30 Ekim 2019
KKTC ÇUKUROVALILAR DERNEĞİ Nİ ZİYARET ETTİM
20 Ekim 2019
SESSİZ ÇIĞLIK ÜZERİNE
15 Ekim 2019
Vatan Sana Canım Feda
13 Ekim 2019
“Barış Pınarı” Hayırlı Olsun
09 Ekim 2019
YDP 3. Yılını Kutladı
07 Ekim 2019
I.Akdeniz Uluslararası Araştırmalar Kongresi’nin Ardından
30 Eylül 2019
“ERZİNCAN YÖRESİ ALEVİLERİ”
25 Eylül 2019
İLK YERLİ OPERAMIZ ARAP ALİ DESTANI
23 Eylül 2019
YDP’DE AŞURE GÜNÜ
19 Eylül 2019
ÇUKUROVA TÜRKMENLERİ
18 Eylül 2019
Avni’nin Kehanetleri
12 Eylül 2019
Tekin Bertiz’in Ardından
05 Eylül 2019
OĞUZ BOYLARI KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ BAŞKANI ARİF ZEREN İLE SÖYLEŞTİK
03 Eylül 2019
AVNİ İLE CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ ÜZERİNE KONUŞTUK
25 Ağustos 2019
GÜVERCİNLİK KÖYÜ ÇÖPLÜK MÜ?
20 Ağustos 2019
“Yangın Yerinde” Kabare mi Komedi mi?
19 Ağustos 2019
“GELECEK 100 YIL” Üzerine
15 Ağustos 2019
AVNİ İLE BAYRAMLAŞTIK
05 Ağustos 2019
KAZA “GELİYORUM” DEMEDİ
01 Ağustos 2019
Milli Değerleri Koruma Derneği Ve İsfendiyar Dayı
28 Temmuz 2019
ADANALILAR DERNEĞİ ÇOK İDDİALI GELİYOR
25 Temmuz 2019
AVNİ’YE SORDUM
22 Temmuz 2019
Kenan Akın İle Güncel Konular
18 Temmuz 2019
KİM BU AVNİ?
15 Temmuz 2019
Sadece Suriyelilere mi Vize?
11 Temmuz 2019
BOŞ VERDİM
09 Temmuz 2019
Postamız Nasıl Çalışıyor?
08 Temmuz 2019
Derman Atik İle Tiyatro Üzerine
04 Temmuz 2019
KÜLTÜREL MİRASIMIZI KİM YÖNETİYOR?
27 Haziran 2019
Hakan Tulumbacı İle Sanat Üzerine
27 Haziran 2019
Harun Tulumbacı İle Sanat Üzerine
25 Haziran 2019
Ertaç Hazer İle Kültür-Sanat
21 Haziran 2019
Hükümet Kuruldu Kurulmadan Vuruldu
18 Haziran 2019
DR CEMAL MERT İLE SÖYLEŞTİK
16 Haziran 2019
Gelişmekte Olan Farklı Bir Spor: Okçuluk
13 Haziran 2019
AVNİ’Nİ BÜYÜK İDDİASI
29 Mayıs 2019
Solcu Efendi” Üzerine Birkaç Kelam
23 Mayıs 2019
Kıbrıs’ta Osmanlı Öncesi Türk İzleri
19 Mayıs 2019
TERAPİ Üzerine
15 Mayıs 2019
ZAMAN
22 Nisan 2019
ATA - DEDE YURDUNDA
11 Nisan 2019
BÖYLE YARIŞMA OLUR MU?
07 Nisan 2019
Aşık Veysel Ve Nesimi’yi Anma Toplantısı
02 Nisan 2019
“Yaşamak Nazım Gibi” Oyunu Üzerine
27 Mart 2019
“27 Mart” KKTC İçin Acı ve Buruk Bir Gün
21 Mart 2019
“Kıbrıs’ın Dünü, Bugünü Ve Yarını”
18 Mart 2019
Bütçemiz Error Veriyor
14 Mart 2019
Sen Neymiş Be Abi!
10 Mart 2019
İRSEN KÜÇÜK’ÜN ARDINDAN
05 Mart 2019
Dairelerde Damga Pulu Sorunu
01 Mart 2019
Su Akar Güldür Güldür
28 Şubat 2019
YDP Meşalesini Güvercinlik’te Yaktı
27 Şubat 2019
Liderlerden Farklı Söylemler
24 Şubat 2019
Teknoloji Mi, Dedikodu Mu?
19 Şubat 2019
Genç Ama Başarılı Diyebileceğimiz Bir Bakan
18 Şubat 2019
Sendikalarımızın Amacı Ne?
14 Şubat 2019
Öyle Bir Dünyada Yaşıyoruz Ki!
10 Şubat 2019
Uçak Biletleri Ucuzlayacak Mı?
06 Şubat 2019
Türkeş’in Evi
05 Şubat 2019
Sosyal Medya Siyaseti
04 Şubat 2019
Bu Hükümetten Keyif Alıyorum
31 Ocak 2019
Anketle Cumhurbaşkanı Mı Olur?
22 Ocak 2019
ELEKTRİK FATURALARI EZBERE Mİ HESAPLANIYOR?
22 Ocak 2019
Kıbrıs Patatesinden Vaz Mı Geçiliyor?
22 Ocak 2019
Bayrak Namustur Şereftir
18 Ocak 2019
Kıbrıs Patatesinden Vaz Mı Geçiliyor?
11 Ocak 2016
KADINLAR KAHVEHANESİ
Haber Yazılımı