Yazı Detayı
11 Ocak 2016 - Pazartesi 12:55
 
SON GUTERRES RAPORU’NUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Ergün Şoföroğlu
 
 

Genel hatlarıyla, bir öncekinin aynısı olduğu belirtilen son Guterres Raporu’nun Kıbrıs’ta çözümün aranmasına ilişkin diyaloğun engellenmemesinde, çeşitli düzeydeki artan gerilim durumunun önlenmesinde, endişe yaratan dekonfrantasyon hattındaki artan askeri ihlalleri dikkatle izleme ve değerlendirmede gerekli rolünü oynamayı sürdürmek için UNCİFYP’in görevinin altı ay daha uzatılması yönünde öneride bulundu.                                                                       

Bu alışılmış öneriler Kıbrıs sorununda adil bir çözüme değil, Rumların kendi lehlerine tamamıyla gelişecek konjonktürün oluşmasına zaman kazandıracak Bir BM tutumu olduğu kuşkusunu yaratmaktadır.                                                                               

Guterres ekonomik, sosyal, kültürel, sportif ve diğer bağların genişletilmesiyle, her iki taraf arasında ekonomik, sosyal eşitliğin sağlanmasına yönelik elverişli ortamın yaratılması adına daha çok çabanın sarf edilmesini talep ediyor.                                                                                                                                                                      

Günaydın Bay Guterres! Uluslararası arenada Kıbrıs Türk Toplumu’nun ekonomik, Kültürel ve sosyal ilişkilerden izole edilmesinde genel sekreteri olduğun BM kurumu araç olmadı mı?                                                                                                                 

UNFICYP ilkelerine saygı göstermeleri ve çağrılarını dikkate almaları için her iki tarafa çağrıda bulunan Guterres’in Rum Toplumu’nun bugüne kadar çözüme yaklaşmamasıne neden olan, Kıbrıs Türk Toplumu’nu uluslararası siyasi arenadan soyutlayarak bir materyale dönüştürülmesinde en etkin bir araç olan BM’nin ilkelerine saygı göstermemizi bekleme cesaretine hayret etmemek olası değil. Guterres bu tavrıyla çizmeyi aşmıştır. Kıbrıs Türk toplumu bu gibi önerilerle kendisini aptal yerine koyanlara gerekli yanıtı vermelidir.                                                                  

BM Güvenlik Konseyi, veto hakkına sahip 5 üyenin çıkarlarına hizmet eden, zulümlere seyirci kalan bir yapıya bürünmüştür." Böyle bir kurumun uluslararası ilişkilerde adalet sağlamasını beklemek saflıktır. Uluslararası hukuk karşılıklı güç ve çıkar dengelerine göre oluşan bir hukuktur.                                                                                       

BM Güvenlik Konseyinin iki toplum arasındaki eşitliği teoride (çözüm parametrelerinde) onaylarken, pratikte K.T. Toplumu aleyhine tek yanlı tavır koyup ekonomik, politik ve kültürel izolasyonlar uygulanmasına onay vermektedir. BM’nin bu tek yanlı tutumu, bugün çözümü engelleyen Rum tarafının uyuşmazlığını güdüleyen en büyük etkendir.

 
Etiketler: SON, GUTERRES, RAPORU’NUN, DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı